Mısra Fındıklı

Mısra Fındıklı
@Sol_eryam
26 Ağustos 2003
9 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Biliyor musun? " dedi Nataşa. "Bak İncil"de doğrudan Sonya'yla ilgili bir bölüm var. " Kontes Maria, şaşırdı: "Gerçekten mi? " "Orada, 'sahip olana verilecek, sahip olmayandan alınacaktır! " deniyor.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kapan
Sessiz bir uçurumun başındayım Soğuk ve kimsesiz Bir kuş uçuyor üstümden Bir de bulut geçiyor Harbi ben neden burdayım Aşağıda dikikler Her an beni aralarına alıp parçalayacaklar Hayır olmaz yapamam Gidemem onlara Ama arkada bir mecburiyet Hırıltılar yaklaşıyor Bir koku geliyor burnuma O iğrenç nefes giderek artıyor Kaçış yok ya canavara yem olucam Ya da dikiklere kurban İkisinin de ucunda ölüm Silah da tek kurşun Doğru yaparsam eğer Yaşama bir umut Ama yapamazsam eğer Canavara bir kovuk Son çare canavar göründü Nişan al ateş Yüzüme gelen siyah sıvı Koskoca canavarı yıktı tek kurşun Kurtuldum... Gerçekten kurtuldum... Mısra Fındıklı
"Bence planlanmamış şeyler insanın eğlencesini artırır. Her gün aynı insanları görmek belki de hatadır. "
Kayıp Denizciler
İşte kara göründü, kara göründü… Mavi denizin karanlığında Yeşil bir ada belirdi. Kuş sesleri yankılandı kulaklarda, Uzun zamandır mavinin kucağında Gizli kalan bir nokta… Aradığımız bu mu, bilinmez; Zaten ne aradığımızı da unuttuk ya. Issız deryada Kayıp bir avuç korsan… Ne bir harita var ellerinde Ne de bir pusula. Sadece kuzeyi gösteren bir yıldız, Ve denizin, balinaların sesi. Sonunda kavuşulan karanın gamzesi… Bir avuç toprağa hasret denizciler, Atıldılar yeşilin koynuna. Öptüler kumların her zerresini. Kavuşmanın mutluluğu, Hasretin son bulduğu an… İşte o an, kara göründü. Mısra Fındıklı
"Özgün, hepimiz katlanmış kağıt bebekler kadar birbirimize benziyoruz. Duvara çizilen şablon resimler gibiyiz."
Sayfa 102·Kitabı okuyor