Songül Arslan

Songül Arslan
@Songul66
Harabat Ehlini Hor Görme Şakir, Defineye Malik Viraneler Var”
Puan vermedi·200 syf.··
2018 141. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2018 20:36
Gölgelerin prensi-Abdullah Galip Bergusi Uzun bir süre hatta belki hiç inceleme yapmayı düşünmüyordum fakat bu kitabı okuduktan sonra haksızlık olacağını düşündüm. Kesinlikle bu kitap hakkında yazmalı konuşmalı ve sıkça her yerde bu kutlu ismi anmalıydım. Abdullah Bergusi gerçek direnişçi hak yolunda ülkesi uğruna herşeyi göze alıp davası için İsrailin zalim siyonistlerine karşı birçok darbe indirmiş kutlu insan. Tam olarak 67 kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 5200 seneye mahkum edilmiştir.! 5 mart 2003 te 3 yaşındaki en büyük kızı Tâlâ ile beraber arabasıyla giderken İsrail tarafından tutuklandı.Kızının kendisini arabada bırakıp ortadan kaybolması ile kaybolma sebebini"Kimsin sen ve neden sen? sorusuna karşılık ele alınmış mektup niteliğinde olan Yoldaki mühendis Bergusi'nin baştan sona bütün yaşadıkları,direnişi uğruna davası uğruna yaptığı zaferleri ele almaktadır. Elektroniğe ve dövüş savaşlarına olan ilgisi daha küçük yaşlarda olan Bergusi bu konuda kendini geliştirmek adına küçük yaştan eğitim almış ve kendi çapında bunu geliştirmeye çalışmıştır.İsrail in Filistin üzerindeki baskılarından zalimce katliamlarından dolayı Kuveyt te yaşamak zorundadırlar ailesinin maddiyat yönünde zorluk çekmesi ile Bergusi nin dışarda çalışmaya gitme kapıları aralanmıştır.İlk olarak yakın bir arkadaşının vesile ile Kore de çalışmaya başlamış ve kısa sürede baya bir zengin olmuştur bu sırada boş durmamış elektroniğe ve dövüşlere olan ilgisinden dolayı kendini bu anlamda baya bir yetiştirmiştir.Patlayıcılar yapmış bilgisayar üzerinden ağlara erişmiş,dövüş sanatlarında iyice ustalaşmıştır. Kore li biri ile evlenmiş fakat uzun sürmemiştir çocuklarının olmaması üzerine ailesinin baskısı ile evlenmem dediği fakat gördükten sonra gözlerine tutulduğu şuan ki eşi ile evlenmiş ve 3
Yoldaki MühendisAbdullah Galib Bergusi · Ekin Yayınları · 20246,3bin okunma
Reklam
9/10
·140 syf.··
2018 119. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2018 16:16
Etkinliği düzenlendiği için Ahizer'e teşekkürlerimi sunarım. #31574561 Yedi güzel adamı biraz geç tanımış olsamda şuan kitaplarını elimden düşürmüyorum diyebilirim.Sadece kitaplarla da kalmıyor iş canım sıkılınca, bir işle meşgulken açıyorum şiirlerini bir Erdem Bayazıt bir Cahit Zarifoğlu dinliyorum.Aslında biraz da Yedi güzel adam dizisinin etkisi var sanırım izlerken sonrasında kitaplarını okuması ayrı lezzetli oluyor.Çok uzatmadan biraz kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu kitapta Nuri Pakdil in seslenişi var size.Özgürce, içten,yürekten.. Ben Kudüs'ü kol saati gibi taşıyorum" diyor Nuri Pakdil.Nasıl güzel bir sahiplenmedir bu.Sahi hangimiz kol saati gibi taşıyabilir Kudüs'ü? Gel anne ol Çünkü anne Bir çocuktan bir Kudüs yapar. Onun için Kudüs anne dir anne Kudüs'tür.İkisini birbirinden ayırmaz ve bir bütüne sığdırır Nuri Pakdil.Şiirlerinin deryasına kapılıp gidersiniz,özğürlüğü seslenişi hissedersiniz.Sanatın tüm inceliklerini ve şiire kucaklamayı anlatan Anneler ve Kudüs'ler okunması gereken çok güzel bir kitaptır.Bence Nuri Pakdil hep okunmalı kendine ait uslubu ile sizi kendine çekiyor diyebilirim. Ve "Yürü kardeşim ayağına bir Kudüs gücü gelsin." Benim için kitabın nokta atışı cümlesi diyebilirim.Kitabı biraz da okumama vesile olan cümle.Hiç bişey dokunmasa bile bu cümle dokunuyor bam teline. Bence sizde kısa zamanda okuyun hem bu kitabı hem de Nuri Pakdil'i. Keyifli okumalar..
Anneler ve KudüslerNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20142,178 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2018 107. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2018 14:59
Bir Bilim Adamının Romanı (Mustafa İnan) -Oğuz Atay Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan Ömer Gezen 'in #29309205 etkinliği için kendisine teşekkür ediyorum. Eminim pek çok kimsenin tanımadığı ve benimde bu kitap sayesinde tanımış olduğum Bilim insanı Mustafa İnan. Oğuz Atay okumadım hiç bugüne kadar. Tutunamayan 'larını merak etmiştim ama kısmet olmadı okumak. Demek ki ilk okuyacağım kitabı bu olacakmış. 1911 de Adana 'da doğan Mustafa İnan 4 yaşında damdan düşmüş ve Babası Hüseyin Avni Bey bu çocuk adam olmaz demiş. Babası bilse ki ilerde bir bilim insanı olacak ülkesine çevresine kendini bilime adayan biri olacak. Belki görmedi babası ama büyük adam oldu Mustafa. Derler ki meşhur fizikçi Einstein bir toplantıda Şarlo'ya 'Siz büyük bir adamsınız 'demiş, herkes sizi anlıyor, herkes Size hayran,.Şarlo, 'Siz daha büyüksünüz 'diye itiraz etmiş :'Size herkes, hiç anlamadığı halde hayran. " Düşünürdü Mustafa İnan sözcükleri basma kalıp halleriyle değil onları her yönden içine girerek tam manası ile anlayarak o şekilde oturtarak olması gerektiğini ön görürdü. İnsnalara anlatım uslubu onalra bişey öğretiyormuş gibi değilde sohbet havasında, espirili gülmeli olurdu. Insanlar sonradan anlarlardı Mustafa 'yı o konuşmasından öğrendiklerini. Seminerlerinde bile mizahı eksik etmezdi insnlar onu dinlerken zevk alırlardı. Bilime kendini adamış biriydi o İnsanları değştirmek için değilde onalrın bildiği yanlışların giderilmesi ve öğrendikleri bildikleri şeyleri nedeni nasılı her yönüyle gerçek manada bilmelerini isterdi. Kendiside öyle değil miydi çok araştıran çok okuyan. Üniversitesi yıllarında derste hocalar yazı yazmadığı için dinlemediğini düşünür serzenişt te bulunurlardı. Fakat bir kere dinledi mi aklından çıkmazdı bişey. Hocalarının anlattıklarından sınıfta anlamayan
Edebiyat
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2018 101. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2018 20:53
Sadık hidayet 'in ilk okuduğum kitabı Diri Gömülen. Tanıdığım bi yazar değildi 1k da tanıştım kendisi ile. Gönderileri ilgimi çekmişti ve okumam gerektiğini düşündüm. Düşünce, psikoloji, mantık üzerine güçlü bi yazımı olduğunu söyleyebilirim. Kitap 9 bölümden oluşuyor. Diri gömülen Hacı murad Fransız esir Kambur davud Madeleine Ateşperest Abacı hanım Ölü yiyenler Hayat suyu En çok beğendiğim ilk bölüm Diri gömülen oldu. Zamanın içinde bulunduğu durumu anlatmış gibi. Yaşarken yaşamamak. Varken yokluk. Ölmeyi isteyen biri ve ölümün bile onu istemediğini düşünme psikolojisi. Yaşadığı için kendinden utanan, hiç kimsenin kendini anlamadığını düşünen ve ölmek için elinden geleni yapan sonunda intihar düşüncesiyle bir kaç deney im gerçeştiren biri. Ve teselli duyduğu şey gazetede okuduğu bir haber "Avusturya da biri 13 kez çeşitli yollarla intihara kalkışıyor olmuyor. Sonra kendini asıyor ip kopuyor. Kendini nehre atıyor ordan da çıkarıyor lar. Sonunda evi boş bulunca bir bıçak alıp ne kadar damarı varsa kesiyor ve 13.kez Ölüyor. Ve intihar bazılarının yaradılışında mevcuttur. Hiçkimse bu karara varmaz diye düşünür. Ölümü tek dostu sayan biri... Yaşarken ölen biri niye ölmek ister ki? Ve bir diğer ilgimi çeken Son bölüm oldu Hayat suyu. Burda da çok güzel bir ders veriliyor. Görmeyen,duymayan, konuşmayan 2 ayrı topluluğun başlarına getirilen padişahları tarafından onların dayattığı şekilde nasıl biliçsizce yaşadıklarını ve hayat suyuna kavuştuktan sonra hepsinin gördüğü, duyduğu, konuştuğu, eskisinden daha iyi güzel yaşadıkları anlatılıyor. Buda devrimizi anlatır gibi bakan ama görmeyen, işitmek istemeyen, gören ama konuşmayan bir toplumun içindeyiz malesef. Duygularımız git gide körleşiyor. Biz hayat suyuna kavuşmak için ne bekliyoruz. Sihirli değnek falan mı? Daha çok
Edebiyat
Diri GömülenSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20203,123 okunma
10/10
·512 syf.··
2018 100. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2018 01:11
Necip Fazıl... Necip fazıl çok şey anlatır, çok şey söyletir insana,nasıl ki her kelimesi çok şey ifade ediyorsa adı da anılınca birçok anlam ve sorgu... Necip Fazıl okurken duygusuz bişey ile karşılaşmak mümkün değildir okuduğun her cümlenin, her paragrafın şiirin altını çizmek istersin.Çizmek ve yaşamak, yaşatmak istersin. Dolu dolu okursun onu ve okuduktan sonra da boşlukların yavaş yavaş dolmaya başlar. Bi insan kelimeleri bu denli güzel, yan yana oturtup nasıl sunuyor okuyucusuna diye düşünmeden yapamıyor insan? Çok mu yaşıyor, çok mu tanık oluyor,çok mu görüyor ve yahut herşey bir yana gerçek manayı yaşamın amacını olması gerekeni hakikati sunmak için konuşuyor. Çile kitabı böyle ilk bakışta çok kalın gibi gelebilir ama gözünüz korkmasın. Ilk elime aldığımda daha uzun süreceğini düşünmüş tüm ama başladık tan sonra elimden bırakmak istemedim. Kitaba başladım bitirene kadar gözlerim cümlelerin üstünde fır döndü adeta. Bütün kelimeleri işledi inceden içime. Hakikati gerektiği gibi gerektiği yerde bazen usulca bazen yüzüne bir tokat gibi inercesine anlatmak. Şiir kitabı okumayı bilmeyen ben bu kitabı başucu kitabı seçtim arkadaşlar. İçim sıkıldıkça, yorulduğumu hissettikçe açıp açıp okuyacağım artık. Sizede Kesinlikle tavsiyemdir alın okuyun ve okutun. Yaşadığımız bu zamanda eksiklerimiz artık o kadar normal geliyor ki bize hakikatten o kadar uzaklaşmışız ki bir sürünün koyunları gibiyiz. Sürünün başı ve arkasından takipte olan bizler doğru veya yanlış, gerçek yahut değil beyinlerimiz otomotik çip görevi görür olmuş. Bir yerden başlamak lazım gerçeği bi yerden ögrenmek ve anlatmak lazım. Çağımızın hastalığı ki okuyarak değilde duyduklarımız kulaktan dolma şeylere göre yaşıyoruz hayatı. Eksikliklerimizi tamamlamak yerine öğrenip yaşamak yerine değilde, mananın
Edebiyat
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma
Reklam