Çin Seddi'nden Roma imparatorluğunun "tahkimli sınırları"na, bir "seçilmiş millet"in varlığına çılgınca inanmaktan, "barbar"ı, yani Grekçe veya Latinceyi bilmeyeni, hor görmekten Pers ile Bizans arasındaki iki tarafı da tüketen savaşlara kadar süren bu kendi içine kapanmalarla dünya, çarpışan imparatorluklarla paramparça oldu. İnsanların kader birliğinin şuuru ve anlamı, bu rakip kendini beğenmişliklerin kaosu içinde kayboldu.
İbn Meymûn der ki: Bizler Allah tarafından yaratılmış âlemde veya O'nun vahiylerinde çelişkiler keşfettiğimizi sandığımızda, "bizler kendi ilmimize dayanarak değerlendirmede bulunuyoruz demektir. Halbuki bizim ilmimizin Allah'ın ilmiyle isim benzerliği dışında hiçbir ortak yanı yoktur."