Mircea Eliade’nin "Arayış: Tarih ve Dinde Anlam" kitabı, dinler tarihinin metodolojisini ve kutsalın insan düşüncesindeki yerini ele alan kapsamlı bir çalışma. Eliade, dinin yalnızca tarihsel bir olgu olmadığını, insanın varoluşsal anlam arayışının temel bir parçası olduğunu savunuyor. Yani din, sadece eski çağlara ya da geleneksel toplumlara ait bir yapı değil; modern dünyada da farklı biçimlerde varlığını sürdürüyor.
Kitabın ana hipotezi, dinler tarihinin yalnızca tarihsel ve toplumsal bağlamlarla açıklanamayacağı, kutsalın insan bilincinde temel bir kategori olduğu fikrine dayanıyor. Eliade’ye göre din, bireyin ve toplumun yalnızca ritüellerle ya da kutsal metinlerle ilişki kurduğu bir alan değil, aynı zamanda bilinçaltında da etkisini sürdüren bir fenomen. İnsanlık, kutsalın tezahürlerini anlamlandırarak dünyayı düzenli hale getirmiştir ve bu eğilim, modern dünyada da devam etmektedir.
Eliade, kitabında dinler tarihinin gelişimini ve farklı teorik yaklaşımları ele alıyor. Durkheim ve Weber gibi sosyologların görüşlerinden, Freud ve Jung gibi psikologların bilinçaltı analizlerinden, Otto ve Dumézil gibi din fenomenologlarının kutsal anlayışına kadar geniş bir yelpazeyi inceliyor. Ayrıca mitoloji, ritüel ve eskatoloji gibi temel konulara da değinerek, kutsalın tarih boyunca farklı biçimlerde nasıl tezahür ettiğini tartışıyor.
Kitabın metodolojisi büyük ölçüde fenomenolojik ve karşılaştırmalı. Eliade, dinlerin sadece tarihsel bağlamlarını ele almak yerine, onların kendi anlam dünyaları içinde nasıl işlediğini anlamaya çalışıyor. Ona göre, dinlerin kökenini araştırırken modern rasyonalist yaklaşımlar yetersiz kalıyor; çünkü din, yalnızca bir inanç sistemi değil insanın dünyayı ve kendi varoluşunu anlamlandırma biçimi. Bu bağlamda kitap, dinler tarihini salt tarihsel