"Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve
bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünya'nın kendisini hiç görebilir mi?"
Taş Ali'nin sevinmesi ya da üzülmesi çok tuhaf görüntüydü, çünkü yalnızca o çekik, kahverengi gözleriyle gülümser ya da hüzünlenirdi. Gözlerin ruhunun aynası olduğu söylenir. Bu söz, kendi salt gözleriyle dışavuran Ali için söylenmiş sanki.