thesrc

thesrc
@Srcglu_
“Sakin bir zihne tüm evren teslim olur.”
Son
Kendisinin de dediği gibi, usul usul sönen bir mumdu Riza Bey. Kendi geçmişini herkesin geleceği yapan, eridikçe işığıyla etrafina aydınlıktan ziyade karanlık salan ve kendi sonuna hizla koşan bir mumdu sadece... Sırlar bir gün yine ortaya çıkmak istemezlerse, bunu yalnızca Kuzey ve Eylül Hanım bilecekti üstelik. Kızlarının kahramanı, karısının "sağlam adamı" Rıza Bey, tüm geçmişiyle ve dudaklarında çiğdem kokusuyla geçip gitmişti dünyadan. Böylece, diğer tüm fanilere olduğu gibi ölüm Rıza Bey'in de kapısını çaldığında, yarım kalan her şey tamamlanmıştı artık. Tamamlanan şeylerin arasında ayrılığı da, sevgisi de, hasreti de vardı... Çünkü ölüm bir çeşit tamamlanmaktı ve zaman, en acımasız katildi.
Sayfa 285·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mum
Bunları bilen, yaşayan birçok kişiye eminim ki her türlü zorluğa rağmen geçmişe dönme imkânı verilseydi; o anı, tanışma imkânını kaçırmak istemez ve pişman olmadan aynı yollardan geçmek isterlerdi. Evet, koskoca bir hayat yalnızca bir saniyeyle değişebiliyordu bazen. Bir bakışmayla, küçük bir konuşmayla; bu kadar işte!
Sayfa 283·Kitabı okudu
Ve işin garip tarafı ise insan, ölümün nasıl bir duygu olduğunu kendine çok yakın birini kaybettiği zaman anliyordu ancak. Her gün yaşanan binlerce ölüm, kendi parçanı kaybetmediğin sürece pek bir anlam ifade etmiyordu! Tanımadığın insanların hayatta olmaması kabul edilebilir bir şey gibiydi âdeta. Bu da hayatın çirkin tarafıydı. Ve mezarlıklar, insanın bir uzvu gibiydi tıpkı.
Sayfa 249 - Mezarlık konuşmaları·Kitabı okudu
Çünkü dünyadaki en kalıcı hislerden biridir hüzün... Tüm mutluluğunuzu bir çırpida emebilir, yok edebilir sizi. Lakin böyle anlarda mümkün olduğunca yaşadığınız güzel şeyleri düşünün ve ikinizden biri haklı ya da haksız olduğunu önemsemeden adım atsın. Böylece birbirinize yaklaşmış olur sunuz. Unutmayın ki mesafeler araya girerse insanlar soğur her şeyden. Sessizlik fenadir! Ki insanlar konuşmazlarsa ne istediklerini nasıl anlatabilirler? Konuşun... Ama her şeyi konuşun. Size doğru gelen şey, bir başkasının gözünde en büyük yanlış olabilir ve bundan daha doğal ne olabilir? Umarım ve hatta emi nim ki ne demek istediğimi ikiniz de gayet iyi anladınız. Haydi bakalım, şimdi yüzükleri getirin de aranızdaki bağı daha da kuvvetlendirelim..."
Sayfa 234·Kitabı okudu
Çünkü bir sırrı saklamak, onu her hatırladığ da yenilmek demekti. Yani sırlar ne olursa olsunlar, önünde so nunda kazanıyorlardı... Onlari içinde tutmak ve saklamak hiçhir şeyi değiştirmiyor, aksine daha da güçlendiriyordu. Çünkü sırlar dinlenirler ve bir gün hayata döneceklerini iyi bilirler. Bazen un bir uykuya yatarlar, hepsi bu... Ama ne olursa olsun tüm azametleriyle geri gelirler ve ne kadar güçlü olduklarının farkındadırlar. Şimdi kim, hangi sırrın masum olduğunu iddia edebilir? Ayrica yaralardan daha beterlerdir. İz bırakmış olsa dahi bir vakit sonra yaralar geçebilir. Fakat asıl sırlar acı verirler, sancı yaparlar ve iz bırakmaktan daha öte, oldukları yeri sahiplenirler... Riza Bey işte bu yüzden Kuzey'e, "Hiçbir zaman geleceğinde geçmişini barındırma," demişti... Büyük bir pişmanlığın tek bir cümlede ifade edilişiydi bu. Ömrü telaşla tükenip gitmişti. Çok gaddar bir düşmanı olan bir insan gibi devamlı tetikte yaşamıştı.
Sayfa 231·Kitabı okudu