Savaş yapılıyorken artık yaşından dolayı savaşmayı bırakmış, savaşı ancak kağıt üzerinde öğretebilen yaşlı bir komutan iki adam seçermiş. Bu ikisi başkomutan ya da yüce savaş komutanı olmak için savaşırlarmış. Yine artık savaşa katılmayan yaşlı yargıçlar karşısına getirilir, şu soru sorulurmuş: Bu ordunun başına geçebileceğinizi ispatlamak için neye hodri meydan diyebilirsiniz? Sorunun ilk yöneltildiği rakip hiç cevap vermeden burnunu kesip yere atıverirmiş. Diğeri rakibini geride bıraktığını düşündüren bir şey yapar ve dudaklarından ve belki de bir gözünden vazgeçermiş. Bu böyle, biri vazgeçene dek sürermiş. Bu yarışta ölen çok olurmuş. Güçlerini gösterip ispatlama yolları, yani bu edilgen yiğitlikleri, siyahi kahramanımızın alkışlayamayacağı kadar vahşi bir cesaret türüydü. Yine de onlara saygılarını sundu.