O telaşla, bırakın Paris yolunda ılık rüzgârlara taratmayı
saçlarımızı,
Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz..
Gözümüzle saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Aslında bildiğimiz bir sonu hatırlatan, hatırlamakla kalmayıp Adem’i cennetten kovan tanrı rolüne bürünmüş cadıyı bulup, içimde ne kadar kötülük zerresi varsa üzerine kusmak istiyorum.