ÇİÇEKLİ ŞİİRLER YAZMAK İSTİYORUM BAYIM!
"Zenciler prensesi olacağım, Hayat işte asıl o zaman başlayacak"
-Pippi Uzunçorap-
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum, ışıkları yakmıyorum
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan
İllegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya mal olacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım
Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Fakat korkuyorum. Birazdan da
Kırk üç numara ayakkabılarınızla
Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
Bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum.
Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara,
Cam kırıkları yiyorlar.
Rüyamda bir kåse dolusu suyun içinde
Rengarenk yap-boz parçacıkları
Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
Hayır, sanırım sabahı bekleyemem.
ELERİMDE BİR ÇALGI
Sıcak mı? Sıcak mı? İçin de sıcak mı? Durduğun yerde misin? Yakalım karanlığın kıllarını, ıslansın, her şey ve böcekler uzaklaşacak mı? Durduğun yerde misin? Dağılınca solgun iğrentimiz su dumanlarıyla, sevişenlere, -Bu bir iğrentidir yumak yumak kıllara ve yapışkan sulara ve başkasız kalmaya göğün altında- herkes iki büklüm kaçışacak mı? Durduğun yerde misin?
Ak mı?
Yakınlığa ihtiyaç duyma ile aynı zamanda başkalarını kendinden uzak tutmak isteme çelişkisine kirpi ikilemi denir. Ben daima kendi başıma olmak istemiş ama aynı zamanda yalnız olmaktan da nefret etmişimdir. Bunun, başkalarına bağımlı olmaya son derece meyilli olmamdan kaynaklandığını söylüyorlar. Birine bağımlı olduğumda güvende hissediyorum ama bağımlı olduğum kişiye karşı kızgınlığım da artıyor. O ilişkilerden çıktığımda kendimi özgür hissediyorum ama hemen ardından anksiyete ve boşluk hissi de geliyor. Şimdiye kadarki bütün ilişkilerimde sevgililerime yapışmış ama onlara sert davranmışımdır. Başkalarından ne kadar alırsam onlardan o kadar hızlı sıkılıyorum ve böyle hissettiğim için de kendimden nefret ediyorum. Fakat sevgilim bana beni sevdiğini söylediği anda tatlı kız arkadaş hâline geri dönüveriyorum. Bir ilişkinin güvenli alanı içindeyken gittikçe daha ödlek birine dönüştüğümü biliyorum.
Belki bu yüzden işimden ayrılmakta bu kadar zorlanıyorum. Bugüne kadar hayatımı yaşama şeklimin ayrılmaz bir parçası oldu bu. Asıl soru burada, bu şekilde yaşamanın doğru ya da yanlış olması değil, bu şekilde yaşamanın benim için sağlıklı olup olmadığı. Cevabı biliyorum ama eyleme geçmek çok zor. Kendime karşı gereksiz bir şekilde sert davranıyorum, o yüzden telkin edilmeye, yanında birisinin olmasına ihtiyacım var.