Colleen Hoover'la tanışmam çoğu insan gibi Bizimle Başladı Bizimle Bitti ile olmuştu. Halihazırda bilinen bir konsepte sahip olsa bile hem anlatım dilinin samimiyetiyle hem de sonunda vermek istediği mesajla oldukça yerinde bir kitaptı. Üstelik ters köşeleriyle de beni hazırlıksız yakaladığını belirtmeliyim. Fakat Verity'i okuyana kadar ters köşe görmemişim, bunu anladım. Gerek konusuyla gerek de işleniş tarzıyla sonu kesin tahmin ettiğim gibi olacak desem de hiç öyle olmadı. Asla spoiler vermek istemediğimdem üstü kapalı hangi yanlarının hoşuma gittiğinden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle Verity'nin otobiyografisinin işlenişi harikaydı. Karakterler arası farklılıklar neredeyse uçurumdu ve her birine geçişleri mükemmel sağlamış. Bir katilin, annenin, babanın ve bütün bunlara tanıklık eden baş karakterimizin olaylara verdiği tepkilerin bir aradalığı çok başarılıydı. Sanki yazar her birinin karakterine bürünmüş, sonrasında o büründüğü karakterleri "yazarlık işte böyle bir şey, istediğin kişi olabilirsin" dercesine çürütmüş; ters köşe yapmış. Üstelik bunu, (bestseller olmanın da hakkını vererek) herkese erişebileceği bir yolla sağlamayı başarmış.
Kitapla ilgili yapacağım olumsuz yorumlar da var elbette. Örneğin smut sahnelerinin fazla yer kapladığını düşünmekle beraber baş karakterlerin arasındaki aşkın gereksiz olduğu gibi bir yorum bile yapabilirim. Fakat bu şekilde yapmasının nedeninin belli bir kesim okuyucuda da hitap etmesi açısından mantıklı ve stratejik buluyorum. Bu yorumumu eklerken yine de smut sahnelerinin kötü olduğunu veya olay akışına yedirilmediğini söylemiyorum, sadece fazla ve olmasa da olurdu dediğim şeyler.
Hikaye bittiğinde, kendimi yormadan ama aslında ne oldu diye de düşünmeden edemedim. Güzel bir bestseller, akıcı ve merak uyandırıcı. Alın okuyun.