His münasebetlerinde, halkla bizim aramızdaki fark budur. Halk sevgisinin veya alakanın objesini ortadan kaldırmakla meseleyi kestirme halledeceğini sanar ve sevdiğini öldürür. Biz meselenin dışarıda değil, içimizde halledileceğini daha çok anlarız. Çünkü dava yalnız sevgili ile kendimiz arasında değil, hatta senin meselende olduğu gibi hiç değil, asıl dava kendimizle kendimiz arasındadır. Sevgiliyi dışarıda öldürmek neye yarar? İçimizde yaşadığı müddetçe, biz sadece bit şeklin katili olmakla kalırız. Onu içimizde öldürebilmeliyiz. Unutmak budur. Tereddüdün lüzumsuz. Rezil etmek veya öldürmek, yani mânen veya maddeten öldürmek, verdiği zafer gururu ne olursa olsun, meselayi halletmez.