Aylak Adam

''Bazen hiç düzelemeyeceğimi düşününce korkuya kapılıyorum. Öyle çok korkuyorum ki çığlık atacak gibi oluyorum. Hayatımın sonuna dek bu şekilde, bir taş gibi yatakta yatıp tavana bakarak mı yaşayacağım, kitap okuyamadan, rüzgarda yürüyemeden, hiç kimse tarafından sevilmeden, yıllarca böylece yatacak, yaşlanıp sonra da sessiz sedasız ölüp gidecek miyim diye düşündükçe öyle çok üzülüyorum ki dayanamayacak gibi oluyorum. Gece yarısı üçte gözümü açınca, bazen, omurgamın eriyip gitme sesini duyar gibi oluyorum. Belki de gerçekten eriyorumdur.''
Sayfa 140 - Doğan Kitap, Nisan 2022, 21. Baskı·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“…Tıraştan tıraşa yüzüne bak unut yaşını koru kendini bitten bir de bahar akşamlarından bir de ekmeği son lokmasına dek yemeyi bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman. Bir de kim bilir sevdiğin kadın seni sevmez olur ufak iş deme yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir içerdeki adama…”
Sayfa 933 - Yapı Kredi Yayınları, 19. Baskı (2021)
''- Ya içmediğin zamanlar? - O zaman ararım. - Hep arayacaksın sen. Ya resim, ya kitap... - Tutamak meselesi. İnsanın bir tutamağı olmalı. - Anlamadım. - Tutamak meselesi dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yüyür gibiyiz. Tutanacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramwaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. Herkesin, 'Veli ağanın öküzleri gibi öküz yoktur.' demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin iki yüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimizi, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!''
Sayfa 219 - Bilgi Yayınevi, İkinci Basım Aralık 1974
" "Artık buraya gelmeyecek misin yani?" "Gelmeme niyetindeyim. Acı veriyor çünkü." J güldü. "Bir ara yine görüşelim." "Sonraki karşılaşmamızda birbirimizi tanımayabiliriz." "Kokundan tanırım." "
Sayfa 136 - Doğan Kitap, Birinci Baskı Kasım 2020·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
“Bir mevsim kapıyı açıp çıkıp giderken diğer mevsim bir başka kapıdan içeri girmişti. Kapıyı açıp da, Hey, bekle biraz, söylemeyi unuttuğum bir şey var, diye bağırsan da seni duyacak kimse yok. Artık kimse yok. Kapıyı kapatıp döndüğünde odanın içinde diğer mevsimi görüyorsun, sandalyeye oturmuş, kibriti çakıp sigarasını yakıyor. Unuttuğun bir şey varsa bana söyleyebilirsin, diyor, işler yolunda giderse ben ona iletirim söylediğini. Hayır, gerek yok diyorsun sen de, önemli değil zaten. Etrafta sadece rüzgarın sesi duyuluyor. Önemli bir şey değil. Bir mevsim öldü sadece.”
Sayfa 34 - Doğan Kitap, Birinci Baskı Kasım 2020·Kitabı okudu
1000Kitap