Özgür olmak bize insanlığımızı temin eden iç özelliklerimizi, halis, katışıksız, arı vasıflarımızı baskılardan kurtarmak demektir.Ancak onların hangi baskılar altında olduğunu anlamak için önce neler olduklarını tanımamız gerekir. İşte Kur'an ve Sünnet bize ne olduğumuzun bilgisini vermesi bakımından özgürlüğümüze engel değil, tam tersine özgürlüğümüzün mümkün oldugunu anlatan kaynaklardır.
Ey ruhumun yoldaşı bedenim, aynaya bak
Eskiden beri ateş yurdundasın, sarısın
Tutuşan her hücrende bir bahar dirilecek
Sen ki, zaten toprağın yorgun hükümdarısın
Veba, Oran şehrinde oluşan veba salgını sebebiyle yaşananları konu ediniyor.Kitapta hekim olan başkarakterimiz ve arkadaşlarının salgınla mücadelesi anlatılırken; aynı zamanda karakterlerin duygu durumu, hayata bakışı ve kişisel mücadelelerine de yer veriyor. Yazar salgının ilerlemesiyle beraber artan umutsuzluk , bıkkınlık ve karamsarlığı okura o kadar iyi aktarıyor ki, yakın zamanda covid pandemisi yaşamış biri olarak pandemi döneminde yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi tekrar hatırlattı diyebilirim. Eğer bu kitabı pandemiden önce okusaydım muhtemelen daha farklı hisseder daha çok şaşırırdım. Ama gel gelelim kitabı okudukça "biz de böyle yaptık, biz de böyle davrandık , biz de böyle söyledik" diye diye ilerledim.Ve anladim ki her ne kadar farklı zaman ve mekanlarda olsak da insanlar özünde aynı. Bir felakete ya da bir sevince verdiğimiz tepkiler çok benzer. Veba' da olduğu gibi hastalığın bizden götürdüklerine karşılık bıraktığı acıyla yaşıyor, bununla beraber yeni başlangıçlara, geleceğe umutla bakıyoruz.
Umudu tekrar hissetmek için Veba'yı herkese tavsiye ediyorum.