Bu kavanoz dipli dünya, binbir gölge oyunu oynanan bu parıltılı ve tantanalı sahne, paraya pula, mala makama, ünvana ihtişama aldanıp kanan cins cins oyuncuyla doluydu. Ne kadar zenginleşirlerse o kadar muhtaç oluyorlardı paraya. Ne kadar yükselirlerse, daha bir aç oluyorlardı terfi etmeye. Fesat ve hasetle, zillet ve kibirle dünya malını kendilerine kıble yapıyor, nesnelere kul oluyorlardı. Bilerek ya da bilmeyerek. Şuurla ya da şuursuzca.