Ümmetimin en hayırları benim asrımda yaşayanlardır.
Buhari(fadailus -sahabe, 1. Rikak,7.)
Bir an için ama bu haksızlık diyorum. Sonra hemen vazgeçiyorum bu düşünceden. Çünkü zaman değişmiş, asır başkalaşmış olsa da değişmeyen şeyler var. Cahiliyye devri, Asrı Saadet'e dönüşürken insanların bazı tercihler yapması gerekmiş, inancını dilden kalbe indirebilmek için. Buradan bakınca haksızlık dediğim konuda, benim öyle düşünerek haksızlık ettiğimi görüyorum. Tabii ki insanlığın en hayırlıları onlar olacak. Yaşadıkları , bizim yaşantımız ile kıyas kabul etmiyor. İlk şehit kadının yerine bugün hangi kadın koyabilir kendini? Bu şartlarda değil. O şartlarda. Çünkü şimdi inanç bambaşka bir boyutta. Ama o gün onun inandığı din , insan yepyeniydi. Tabiri caiz ise, yanılıyor olma ihtimalini hiç mi düşünmedi? Demek ki o halde bile kalpten, canını verecek kadar iman ettiğinden eminmiş. Burası önemli. Kendinden düşük gördüğü biriyle, sırf Allah ve Resulü emrediyor diye evlenen hanımın, sonra bambaşka bir şekilde, bu dünyada dahil, mükafatlanacağından haberi var mıydı? Ne kadar zor bir durum olduğunu yalnızca öyle bir kadın anlayabilir. Sadece itaat etti , kurtuldu. Hz. Aişe bir peygamber eşi olmanın bedelini acaba neleri ile ödedi, ben buradan bir kaç bir şey görüyorum ve çok üzülüyorum, sonra üzüldüğüm şeyi çok küçük görüyorum onun hayırlı kadın olması yanında. Kadınların korkulu rüyası cahiliyye devri, Asrı Saadet'e çok zor inkılap etmiş, öyle evlerde oturup hadi yeni din bizi bu esaretten, aşağılanmadan kurtarsın dememiş hiç biri. Hepsi en hayırlı olabilmek için bedeller ödemiş. Çok yeni bilgiler edindim, bundan sonra farklı olacak demiyorum. Ama din ve kadın kimliğinin ne buraya ne bir olaya, insana indirgenemeyeceğinden, yerimden, yönümden bir kez daha emin oldum. Sahabi