"Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small'un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında."
Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; "En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider..."
Steinbeck "insanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur" diyor ve 126 sayfalık bir kitapla aklımızda sonsuz bir yer ediniyor.
Evet 60 sayfalık kısa bir kitap ama bir solukta bitmesi kısalığından değil, verdiği hissiyattan. Her saniyesinde yüz kaslarım gerildi ve ellerim titredi.
Zweig müthiş bir yazar. Her kitabına ayrı bir heyecanla başlıyor ve bitiyorum. Ama Amok koşucusu biraz daha derinlere tesir etti.
Okuma listenizde ilk sıralarda yer alması gereken bir eser.
Tarzım olmasa da bir şekilde elime geçmiş ve bir solukta okumuştum. Daha sonraları yazarın bir kaç romanını da okuma fırsatı buldum. Keyifli, dili akıcı ve konusu sürükleyici.
" insanın taş yemeye ihtiyacı yok diyorsun. Öyleyse şunu düşün: insanın ihtiyacı olmadan fazlasını elinde tutması kendisi için taş gibidir. Bu yalnız mallar, servet, güç gibi nesnelerde geçerli değil. Merhamet,şefkat, tevazu gibi şeyler için de böyle. Bilgi için de böyle. Eğer herhangi bir şey insanların istifadesine açıksa ancak istifade edildiği kadar o "şey" olur. O şeyden istifade edilmezse artık o taştır ve gerçekten onu istifadeye konu etmeksizin kullananlar taş yemiş olurlar. Sana yaramıyorsa bırak başkasına yarasın. Sana yaramadığı halde sende olan hem senin hem başkasının aleyhinedir. Taşları yeme, taşları yemek yasak."
Okumanızı tavsiye ettiğim başarılı bir çalışma.
Sürükleyici ve yalın bir üslupla yazılmış bir kitap. Tek begendigim de dili oldu. Konusu beş para etmez. Hasta ruhlu sapık tiplere tahammül edemiyorum. Bu kitaba da tahammül edemedim.