Uzun zamandır bir kitaba 1 vermemiştim.Bu kitabın okur puanı nasıl bu kadar yüksek olur aklım almıyor.Kitap zaten 2010 yılında basılmış.Ama ben yazarın kalemini sevdiğim için ikinci el almıştım,almaz olaydım…
Kitabın konusu kısaca şöyle:Victoria, anne ve babasını kaybedince kardeşiyle birlikte uzak bir akrabasının yanına İngiltere ‘ye gidiyor.18 yaşında hâlâ annesi ile babasının yasını tutan Victoria kardeşiyle ayrılmak zorunda kalıyor .Büyük annesi onu kabul etmeyince annesinin eski bir dostu Charles Fielding onu yanına alıyor.Charles’in amacı ise hayatının tek aşkı olan Katherina’nın kızı Victoria’yayı kötü şöhretli oğlu Jason ile evlendirmek…
Konusunu okuduğumda klasik historical konuları kesin severim dedim hatta ilk 100 sayfa güzeldi de ama kitapta öyle detaylar vardı nefret ettim resmen.
Spoiler!!!
Çok saçma bir erkek karakter okuduk.Tamam geçmişte çok kötü şeyler yaşamış olabilir ama bu masum bir kıza böyle davranmasını haklı çıkarmaz.Yani Victoria o kadar tatlı ve masumdu ki kalbim acıdı resmen.İlk olarak New York’ta evleneceğini düşündüğü Andrew’in ihanetiyle yıkılıyor (ki ortada ihanet de yok,Andrew’in gönderdiği mektubu saklıyorlar)sonra da Jason tarafından sürekli itilip kakılıyor.Ya kızcağızın anne ve babasının yasını tutmasına bile izin vermiyor Jason.Renkli renkli kıyafetler alıyor.Ama Victoria istemiyor bunu.Dinleyen yok.
Jason’ın babası güya çok tatlı bir karakter.Ya sen oğlunu bilyorsun,sürekli Victoria ‘ya sen oğlunu yola getireceksin modunda yaklaştı.Ya bu adam kıza düğün gecesi tecavüz etti,deneme tahtası mı bu kız!!!Ve sebebi de Victoria ‘nın bakire olmadığını zannetmesi .Nazik davranmıyor. Pardon,sen değil misin Londra’da yatmadığı kadın kalmayan sapık lord? Bakın kız kaç defa dur ,yapma dedi.Ama gerizekalı Jason durur mu hiç?Bu olayı
Söylemek isteyip de kendime sakladığım çok cümlelerim var bu kitaba karşı. Söylersem ipucu verecek olacağım gerçeğini göze alamayarak kitabı okumak isteyen kişilerin kendilerinin okuyarak görmesini istediğim şeyler var. Kitaptaki bütün karakterler birbirleriyle kusursuz şekilde bağları, hayatlarını şekillendirecek dokunuşları ve iki yaralı kalbin mutluluğu bulması için yaptıkları uğraşları okuyup görmelisiniz. Ve hâlâ da okumamış, yazarla tanışmamış, ben gibi Jason'a gereksiz öfke duyup sonraya iteleyeniniz varsa zaman kaybetmeyin. Tavsiye ederim.
Kitap 19. Yy. da Amerikalı genç kızla, İngiliz Lordunun zoraki birlikte olmalarını ve böylelikle ortaya çıkan komik, eğlenceli, üzücü ve entrika dolu hikâyelerini anlatıyor.
Aşk romanı okumayı sevenlerin beğeneceği kitap, yazarın okuduğum ilk romanı olmasıyla birlikte beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı.
#okudumbitti
#JudithMcNaught
#SonsuzaKadar
#445Sayfa
#OcakAyı4cüKitap
"o beni sevmeyi başaramıyor, bense onu sevmekten vaz geçemiyorum"
"Ne aptalmışım. Seni sevmeyen birini sevmek cehennem azabının ta kendisi! Sana seni sevmeyen biriyle mutlu olabileceğini söyleyen olursa sakın inanma"
"Kimseyi de onun seni sevdiğinden fazla sevme, Tory. Kendini kaptırma"
Bu kitabı okumaya başladığımda 10 ve 11ci sayfalardan yaptığım alıntılarla kitaba daha başından kaptırdım kendimi. Victoria'ya babasının yaptığı nasihatlerle geçmişe yolculuk yaptım resmen. Bu kitabı benim için özel kılan ilk sebep bu. Rahmetli babamın yıllar önce söylediği "sev, sevil ve sevildiğinden emin ol. Sonra evlen" deyişi geldi kulaklarıma. Bir kız çocuğunun babasıyla dertleşebilmesinin güzelliğini çok kısa da olsa yaşadım. Mutsuz evliliklerin sonucunu bilen babaların nasihatleri sanırım bunlar. Hala nasihatini tutuyorum babam, hala sevildiğimi inandıracak biri çıkmadı karşıma. Çıkmayacakta sanırım.
Kitabı sevmemin ikinci sebebine gelince o kadar uzun zamandan sonra kitap okurken beni ağlatan ilk kitap oldu. Ah Jason ah. Katı, kibirli inatçı kişiliğinin altında yatan sebep kimi olsa ağlatır. Tabi bir kalp taşıyorsa. Spoi vermemek adına yorumumu noktalıyorum çünkü devam edersem kitabı anlatacağım tümden. Victoria'nın öldüğünü aandığın o sayfaları gözümde ya, boğazımda düğümle okudum. Ha bu arada ufak birr uyarı. Kitaplarda cinsellipün işlenmesine tepkiliyseniz bu kitaba değil yazarın tüm kitaplarına mesafeli durun derim. Genelde aynı tarz yazıyor. Ben ara ara okumaya devam edeceğim. Arada aşk okumakta iyi geliyor insana.
"Bir erkeğin ruhu ne kadar yüceyse, o kadar derinden sever"
"Aklı kaç diyordu, kalbi ise Korkaklık etme"Korkma
Judith mcnaught'un ev sevdiğim romanı oldu. Karakterler, anlatım dili. Adamımız biraz sertti tabi sonrasında herşey rayına oturdu. Birkaç eksiklik dışında okunabilir, eğlenceli, aşk dolu bir romandı.Iyi okumalar...
Judith McNaught çok sevdiğim bir yazar her kitabını severek okumuştum lise yıllarımda. Aradan geçen zamandan sonra bazı kitaplarını yeniden okudum. Aşağı yukarı her kitabında erkek karakterler sert, acımasız, güven duymayı bilmeyen aşırı zengin karakterler historical olsun olmasin. Kızlarımız da özellikle historical romanlarında saf, masum ve iyi kalpli birazda asi. İyi hoş güzel kitaplar kendini okutturuyor olay örgüsü her zaman iyi ve orijinal. Ama bu kitabında iki sahne de erkeğin kiza resmen tecavüz etmesi var. Yani resmen o sahnelere ben başka bir ad veremiyorum o çağlarda bir kocanın kadını zorlaması belki çok normaldi ama bunu sonsuz aşk adı altında guzlleyip yazmazsiniz. Ki bu yazar dünya da bu alanda isim yapmis biri. 21.yy amerikasinda yaşayan bir kadının erkeğin gururu nedeni ile kadını ilişkiye zorlamasini yazmaz, hatta bu da yetmiyor kızımız erkeğe aşık olduğu için evlilikleri devam ediyor hatta erkeğin geçmişte yaşadığı zorlukları öğrenip açıyor vs, tam iki kere böyle sahne yazmış. Sonrada bu çifte mutlu sonsuz bir aşk yazdi. Türkiye'de hergun eleştirdiğimiz şeyleri Amerikalı bir yazarda yazıp dünyaya pazarlayabiliyormus bunu anladık. Yazar çok başarılı olsada bu sahneler beni aşırı rahatsız etti.
Tarzım olmasa da bir şekilde elime geçmiş ve bir solukta okumuştum. Daha sonraları yazarın bir kaç romanını da okuma fırsatı buldum. Keyifli, dili akıcı ve konusu sürükleyici.
Kitap fena değildi ama çok fazla yanlış anlamalar vardı.Buda beni ciddi anlamda boğdu.Bir kaç yerde artık yeter dedim.Sonlara doğruda biraz sıkıldım.Çok heyacanlı okudum diyemem.Diger okuduğum yazarlara göre daha iyiydi ama.En azından cinsellik kitabı gölgeleyip önüne geçmemiş.Kitapta askı hissediyorsunuz.Ve ve kitapla hiç alakası olmayan kapak.Resimdeki kadın 90'lar kusağına ait ve karakterle uzaktan yakından alakası yok.Tarihi romanda bu kapağı seçen kisinin kitabı inceledigi şüpheli.
Judıth McNaught ile tanışmış olduğum ilk kitap. Doğrusu her ne kadar dünyaca ünlü ve çok okunan bir yazar olmasına rağmen tereddüt ederek okumaya başladım. Ancak gerek anlatım üslubu, gerek konu akışı son derece sürükleyici ve keyifliydi. Metazori bir aşkın nasıl gerçek ve sonsuz sevgiye dönüştüğünü eğlenceli bir dille OKUNASI bir roman yazmış yazarımız. Ee bize de keyifle okumak düşer
Aslında hiç tarih aşk romanı okuma havamda değildim ama yazardan bir kitap daha okumak istedim. Kitabı çok beğendim, hala historical romance okumak istemiyorum ama bu kitap çok güzeldi. Yazarın kalemi gerçekten çok hoş.
Victoria ve kız kardeşi anne ve babalarının kaybı üzerine Amerika'dan İngiltere'ye hiç tanımadıkları akrabalarının yanına gelirler. Ancak büyükanneleri Victoria annesine çok benzediği için onu istemez ve sadece kız kardeşini alır. Victoria da bu nedenle annesinin bir zamanlar tanıdığı bir dükün yanında yaşamaya başlar. Dükün, yeğeni Jason ve Victoria için planları vardır. İkisinin de haberi olmadan nişan haberlerini gazetede yayımlar. Ancak Jason aşka tövbelidir. Victoria ise Amerika'daki müstakbel nişanlısının gelip kendisini almasını beklemektedir. Ancak ikisinin de planları istediği gibi gitmez.
İkili arasında çok güzel bir nefretten aşka hikayesi vardı. Okurken çok keyif aldım. Yazarın kitaplarını da genel olarak beğeniyorum zaten. Okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim...
People dergisinin “Yüreğin Kraliçesi” adını verdiği, New York Times’ın Çok Satanlar listesinin değişmez yazarı Judith McNaught, 1944 yılında Amerika’da doğdu. Daha önce radyoda program yapımcılığı yapan ünlü yazar, 1978 yılında yazmaya başladığı aşk romanlarıyla büyük bir hayran kitlesi oluşturdu. Öykü kurmada, masalsı atmosferler yaratmada ve aşkı anlatmadaki ustalığıyla tüm eleştirmenlerden tam not alan McNaught vazgeçilmez eserlerini Houston’daki evinde yazmaya devam etmektedir.
Judith McNaught ülkemizde de en çok sevilen yabancı yazarlardandır ve çok geniş bir okuyucu kitlesine sahiptir.