Judith Mcnaught'un kitaplarına bayılıyorum zaten bir tek bu kitabını okumamıştım ve Onu da okudum.
Bu kitap romantikliğin yanında polisiye bir roman..
Zack zengin bir ailenin 4 çocuğundan biri. Annesi ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş. Büyük babasını da kaybettikten sonra büyük annesi Onu evden kovuyor. Daha 18 yaşında olan Zack beş parasız hayata atılmak zorunda kalıyor aynı zamanda okuduğu üniversiteyi de bırakmak zorunda kalıyor. Otostop çektiği kamyoncunun sayesinde bir film şirketin de iş buluyor. Ayak işleri yapıyor sonra bir gün Figüran olarak bir filmde oynadıktan sonra yönetmen Onu çok beğeniyor ve oyuncu oluyor. Sonra yönetmenliğe soyunuyor ve hepsinde başarılı oluyor. Kendisi gibi oyuncu olan bir kadınla evleniyor. Sonra karısı Onu filmde oynadığı oyuncu ile aldatıyor ve Onları Zack yakalıyor. Sabahında Zack yönetmenlik yaptığı filmin çekimlerinde karısı ve aşığı ile bir sahneyi çekerken (vurulma sahnesinde ) karısı gerçekten de ölüyor ve Zack karısını öldürmekten tutuklanıp 45 yıl hapse mahkum ediliyor.
Julie yetimhane de büyümüş sorunlu bir kızdır. 11 yaşında iken aile reisinin papaz olduğu bir aile Onu evlat ediniyor. Ailenin iki oğlu var Julie'den büyük ve Julie bu aileyi çok seviyor ve tam anlamıyla dürüst ve kusursuz bir kız oluyor. Hayatını insanlara yardım etmeye adıyor. Öğretmenlik mesleğini seçiyor.
Julie bir seyahate çıktığında arabasına Zack'i alıyor ve Onu gideceği yere kadar götürecekken radyodan Onun hapishaneden kaçan bir katil olduğunu öğrendikten sonra Julie Zack'in rehinesi oluyor. İlk başlarda bir kaç kez kaçmaya çalışıyor sonunda Zack'in masum olduğuna inanıyor ve Zack'e aşık oluyor. Ama Zack Onu bırakıyor. Onunla birlikte kaçak hayatı yaşayamayacağı için.
Julie bazı olaylar olduktan sonra Julie Zack'in masumiyetinden şüphe
Güzel,akıcı bir kitap sadece karakterler çok fazla abartılmış aslında yazarın bütün kitaplarında bu böyle ve yazarın bütün kitapları filim olacak konuda.
Judith McNaught benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Ne yazsa okurum diyebileceğim ender yazarlardandır. Genelde tarihi aşk romanları unutulmayacak gibidir ama güncel romanları da bir o kadar kaliteli. Artık kitaplarının çevirisinin yapılmaması bizler için gerçekten büyük kayıp. Yayınevleri böyle kaliteli yazarlar yerine iki kelimeyi bir araya zor getiren, kelime dağarcığı bir elimin parmaklarını geçmeyen, sosyal platformlarda ergen çocukların okuma oranına göre yazan insanların kitaplarını basmayı tercih ediyorlar. Belki bu kitapta da bilim, sanat veya kültür anlamında kendinizi gelişirecek bir şey bulamazsınız ancak, düzgün davranış, önyargının kötülüğü, hiç bir şeyin görüntüden ibaret olmayacağı gibi insanı değerlerin önemini öğrenir veya tekrar hatırlamış olursunuz. Bu da kaliteli zaman demektir...
Çok çok beğendiğim bir kitap çok küçük yaşta okumuştum bir daha bulamadım bir yerde. Bu kitabı tekrar bulmak okumak istiyorum. Herkes tarafından çok sevilen bir genç kadını eşini öldürmekle suçlanan bir adam kaçırıyor ve rehin tutuyordu çok fazla hatırlamıyorum bir daha okumak istiyorum.
Film izler gibi okudum bitti. Sonu başından belli zaten.gerçek katili ben bulamadım üç puan sadece onun için. Boşa vakit geçirmek isteyen okuyabilir.benimki öyle oldu :(
Kuşkusuz, acıklı çocukluğunun kaosundan sıyrılıp kusursuz bir yaşam yaratmayı başaran bir genç kızın, korkunç bir suçla itham edilirken inatla masum olduğunu iddia eden genç bir adamla karşılaşmasının ve ikisini birbirine bağlayan çaresizlik, aşk ateşi ve tutkunun dramatik öyküsüdür.
Koruyucu aileler arasında sürüklenirken kendisini evlat edinen ailenin sevgi şemsiyesi altında, yüreğinin yaraları iyileşen Julie Mathison, hayat dolu bir genç kıza dönüşmüştür. Yaşadığı küçük Teksas kasabasında öğretmenlik yapmakta; kendisine koşulsuzca verilen sevgiyi, sevgiyle geri ödemek ve hayalindeki ''kusursuz'' hayata ulaşmak için elinden geleni yapmaktadır.
Ve... Bir gün Julie''nin hayatı, karısını öldürmekle suçlanan, Oscar ödüllü yönetmen/aktör Zachary Benedict''in hayatıyla kesişir... Teksas hapishanesinden kaçan Zack, genç kızı rehin alır ve Colarado tepelerine götürür. Julie dehşet içinde, ondan kaçıp kurtulmak içinden elinden geleni yapar; ancak bu yakışıklı yabancıya umarsızca kapılmıştır ve beyninde, genç adamın masum olduğunu fısıldayan, bir türlü susturamadığı bir ses vardır...
Adı gibi kusursuz bir kitap. Yazarını zaten çok seviyorum. Kitabıda muhteşem! Bence herkesin okuması gerekli ve kitap hiç ama hiç sıkmıyor. Hele kitabın son sayfalarını bir solukta okuyacağınıza eminim.
Zackary Benedict...
Zengin fakat herkesin birbiri ile mesafeli olduğu bir aile ortamında büyümüş bir adam... Anne ve babasını trafik kazasında kaybeden dört çocuktan biri. Büyükbabasını da kaybedince onların sorumluluğu buyukannesine kalıyor. Fakat despot bir yaşam tarzı olan buyukanne ile fikir ayrılığına düşünce Zack 18 yaşında evınden ayrılıyor. Ayak işlerinde çalışmak için girdiği film stüdyosunda aktörlüğe kadar yukseliyor ..o artık herkesin beğendiği bir yıldız... fakat 1988'de ünlü aktör karısını öldürmekten hüküm giyiyor. Beş yıl sonra Teksas'ta hapiste iken bir kaçış planı yapıyor ve firar ediyor .
Julie Mathison
Chicago sokaklarında doğmuş fakat ailesi tarafından terk edilmiş bir çocuk. 11 yaşında yetimhanedeyken evlat ediniliyor. Ailenin tüm üyeleri Julie 'yi kucaklayıp onu mutlu ediyor. O da tüm bu sevgiye karşılık yeni hayatında her şeyi en güzel şekilde değerlendiriyor. İnsanlara bir faydası olsun diye öğretmenlik mesleğini seçiyor..
İkili; Zack'in kaçışında karsilasiyorlar. Zack mecburen Julie 'yi kaçırıyor ve onu Colorado'daki tenha bir kulübeye götürüyor.
Devamı mi onun için kitabı okumanız lazım
Bence yeni baskıları hak eden yazarlardan . Umarım yayinevi tekrar baskıya girisir
70'lerin sonlarında Zack, son derece zengin ama soğuk bir aile ortamında büyümüş 18 yaşında evınden ayrılmış . Sonunda Hollywood'da, onu bir film setinde bir işte çalışıyor. Yönetmen onu 'keşfediyor' bir gecede ülkenin en büyük film yıldızı oluyor. 1988'de ünlü bir aktris olan karısını öldürmekten hüküm giyiyor. Beş yıl sonra Teksas'ta hapiste iken bir kaçış planı ile firar ediyor .Julie, Chicago sokaklarında doğmuş ve terk edilmiş 12 yaşına geldiğinde, temelde okuma yazma bilmiyorken Onu Teksas'ta harika bir aileye yerleştiren bir psikolog tarafından hayatı kurtulur resmen . Bu yeni yaşam şansını iki eliyle kavrar ve asla arkasına bakmaz. Risk altındaki ve engelli çocuklar için öğretmen olur. Zack'in orijinal kaçış planının bir kısmı başarısız olunca sonunda denk gelirler ve Julie'yi kaçırır onu Colorado'daki tenha bir kulübeye götürür. Zack hatunu mecbur tutsak tutar ama başka yol olmadıgı için bu arada bırbırlerını tanımaya başlarlar . Julie adamın karısını öldürebileceğinden şüphe etmeye başlar. Tamamen inzivada birlikte bir hafta geçirirler. Ona aşık olur ama bulundukları durum o kadar pis olunca tabi. Zack kulübeden ayrılmanın ve Julie'yı eve göndermenin güvenli olduğunu düşünerek , soğuk bir şekilde onunla bağlarını koparır. Kendını temıze çıkarmak için ugrasır ve başarır sonrasında ittiği uzaklaştırdıgı kadınını tekrar kazanmaya döner :) Aslında kıtap oldukça uzun ama gayet rahat akıp gidiyor okunmaya deger :D
kitaplığımı karıştırırken baya eski bi basımını buldum evde. dedim neymiş bu yıllardır odamda duran aşırı kötü isimli ve kapaklı kitabın konusu. bi yanda aşırı “iyi” öğretmen bi ablamız var, öbür yanda yönetmen bi abimiz karısını öldürmekle suçlanıp hapisten kaçmış. ve kaçarken bi rehine alıo. tahmin edin kim rehinesi.
kitabı anlattım şak diye ama arkasında böyle demiodu tabii. o yüzden ben de şey olur sandım adam suçlanmış ama delil yetersizliğinden salınmış falan derken yeni bi hayat kurmak için sakin bi kasabaya gidio orda da öğretmen ablamızla tanışıo (kafamda kurma seviyem..). net bu senaryo daha iyiydi değerlendirin bunu. neyseciğime bi baktım kız mal gibi kendisini kaçıran adama aşık olmaya başladı. dedim hasss bu kız harbi mal. kıza küfürler ede ede bitirdim kitabı yalab yok. hatta şey kısmı vardı kız kaçırıldığı evde tv izlio. tvde kendisiyle ilgili bi psikolojik analiz yapıolar. orda adı verilmese de stockholm sendromunu açıklayıp işte bunda bundan var diolar yani. bu mal kız da sakince dinlio hatta doğru mu diye değerlendirio kafasında ama amk malı sırf doktorun dediği günler (işte ilk iki gün şöyle hisseder, sonraki üç
gün şöyle falan filan diyo abi) kendisinin duygu halleriyle bir olmadığı için sinirlenio. yemin ederim o kısımda dedim ben bunun kadar malını görmedim ya AQ SANA ŞAK DİYE DEMİŞLER BU SEBEPLERLE SEN SNİ KAÇIRAN ADAMIN KÖTÜ OLDUPUNA İNANMIOSUN EE PAŞAM NAPALIM BAŞKA SNİ İNANDIRMAK İÇİN öf sakşnleşixwm durun
tmm dewam
eleştircek yeni şey buldum kb: BU MAL JULIE’NİN KÜÇÜKLÜĞÜNÜ ACAYİP GÜZEL ŞEKİLLENDİRİP NASI BOMBOŞ BIRAKABİLİRAİNŞZ DEVAMINI O KISIMLQRIN BEN BU KIZIN KAPKAÇÇILIK YAPIP ADAMDAN ANAHTAR ALSIĞI Bİ SAHNE İSTİTOSUM YA ÇK HAWALI OLURDU.
öhm neyseciğime julieye olan nefretim dewam edior. bu kızın bu kadar “kusursuz” olması beni çok
People dergisinin “Yüreğin Kraliçesi” adını verdiği, New York Times’ın Çok Satanlar listesinin değişmez yazarı Judith McNaught, 1944 yılında Amerika’da doğdu. Daha önce radyoda program yapımcılığı yapan ünlü yazar, 1978 yılında yazmaya başladığı aşk romanlarıyla büyük bir hayran kitlesi oluşturdu. Öykü kurmada, masalsı atmosferler yaratmada ve aşkı anlatmadaki ustalığıyla tüm eleştirmenlerden tam not alan McNaught vazgeçilmez eserlerini Houston’daki evinde yazmaya devam etmektedir.
Judith McNaught ülkemizde de en çok sevilen yabancı yazarlardandır ve çok geniş bir okuyucu kitlesine sahiptir.