Bölünmüşlük anlamına gelen raskolnik kelimesinden türeyen bir isme sahip olan kahramanımız Raskolnikov, isminin anlamını karakterinde taşıyor. İnsanların ikiye ayrıldığını düşünüyor. Sıradan insanlar, olağanüstü insanlar...
Sıradan insanlar kurallara uyar. Olağanüstü insanlar ise işlediği suçtan sorumlu tutulmazlar. Kurallar onları bağlamaz ve ideallerini gerceklestirebilmek için cinayet isleyebilirler. Napolyon gibi.. Kendini ikinci sınıfa dahil eden kahramanımız planladığı cinayeti işler. Ancak planın sonraki aşamalarını uygulayamaz. Bölünmüşlük buradan geliyor. İki sınıfada dahildir Raskolnikov. Olağanüstü insan sınıfına geçiş için attığı adım yarım kalmış, iki sınıf arasında sıkışan benliği bunalıma girmiştir. Teslim olarak birinci sınıfa dahil olsa da kendini zihninde suçlu bulmaz. Kendi işlediği suçtan daha ağırını işleyenlerin heykellerinin yapıldığını söyler. Onu bunalıma sokan vicdan azabi cektiren sebep olağanüstü insan sınıfına dahil olmak için attığı adımın yarım kalması, planını tamamlayamamasıdır. Kendini değersiz hissetmesine sebep olur bu düşüncesi. Şefkatli, hayırsever yönü ile soğuk kanlı katil yönü aynı zihinde yaşayan karmaşık bir karakter Raskolnikov. Kalıpların dışında. Kitap zaten başyapıt. Elimden birakamadan okudum. Suç ve CezaFyodor Dostoyevski
SakarAlexandre Seurat
Okurken goz yaşlarına boguldugum o kitap. Bittikten sonra boşluğa bakıyorsunuz uzun süre. Beni çok sarsti.
İhmal ve istismar mağduru Diana'ya sarılmak istedim öğretmeni gibi ben de. Okul, sosyal hizmetler, ifadeyi alan jandarma herkes farkında. Hissediyorlar ama ailenin itibarını zedelememek adına somut bir kanıt isteyen sisteme karsi ellerinden bir şey gelmiyor. Kitabın gerçek bir olaydan yola çıkılarak kaleme alınması beni çok üzdü. Çok etkilendim. Tavsiye ederim.
Tarihimizin önemli isimlerinden birisi olan Süleyman Askeri Bey'in biyografisini okuyoruz bu kitapta. Son derece etkileyici bir karakter. Kısacık ömrüne sığdırdığı başarıları okudukça hayran oldum. Yer yer Askeri'nin günlüğünden alıntılar var. Trablusgarp'ta bir durumu tasvir etmek için "Ne yaman haller..." diyor.
Ne yaman hallerle dolu bir hayatı varmış. Trablusgarp'ta savaşmış. Teskilati Mahsusa 'nin ilk başkanı ve Gumulcine'de kendi devletini kurmuş. Basra'da Ingilizlerle savasmis. Iki dizinden vurulmus. Cepheye sedye ile geri dönüp mücadelesini devam ettirmis. Cok etkileyici. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Kitap çok akıcı. Ancak bitince içinizi bir hüzün kaplıyor. İntiharı, çekilen çilelerin, verilen emeklerin hainlikle heba olması çok üzücü. Süleyman Askerî BeySüleyman Tekir