Kısacık bu romanı okurken sık sık durmak zorunda kaldım. İçim acıdı, kalbim paramparça oldu en acısı da anlatılan tüm bunların gerçek olması. Yazar gerçek bir olayı kaleme almış. Ne olursa olsun yine ismi bile hüzünlü kaderini çizmiş olan küçük Diana kurtarılabilir miydi? Bilmiyorum… Öğretmenleri, müdireler, sağlık çalışanları belki de şartlar gereği ellerinden geleni yapmışlar ama sanırım bürokrasi herkesim elini kolunu bağlamış. Diana aslında yalvarmış herkese, kurtarılması için sessiz çığlıklar atmış…. Çok çok acı. Öldüğünde rahatlamış olmak peki, en azından artık acı çekmeyeceğini bilmek. Yıllar önce Netflix izlediğim The Trials of Gabriel Fernandez belgeselini hatırlattı. İzlemesi ve okuması çok zor. Boğazınıza oturan o yumruyu geçiştirmesi de… Sadece bilmek lazım, etrafımızda kurtarılmayı bekleyen melekler olduğunu ve onlara nasıl yardım edebileceğimizi. Özellikle de öğretmenlere çok iş düşüyor.