Bu silahları kim veriyordu, bunlar nereden geliyordu, her şey nasıl başlamıştı, kalabalığın tepesinde, bir şimşek gibi duran ve sarsılıp titreyen bunca eğri büğrü silah hangi yolla gelmişti onlara, bunların cevabını verecek tek bir kişi yoktu içlerinde; öte yandan tüfekler dağıtılıp duruyordu ve tabii fişekler, barut, top mermisi, demir çubuklar, sopalar, bıçaklar, baltalar, mızraklar ve gelebilecek ve işe yarayacak her tür silah elden ele dolaşıyordu
İnsanlar monsenyör ya da devlete bağlı olduğu kadar, gerçek olan şeylerden de bir o kadar kopuklardı ve kendine doğru bir yol tutturmuş dürüst insanlar parmakla gösterilecek kadar azdı.