Hayatı boyunca Sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşunun temel talebiydi SEVGİ. Ama hiç Sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. Şimdi de bilmiyordu bunu. Sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Ağlamak için gözden yas mi akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mi?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mi?
Hasret; özlenenden uzak mi kalmaktı?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mi?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mi?
Solması için gülü dalından mi koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mi?
**Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kursun olamaz mı?**