Eski Yunanlı bir bilge "Doğduğun gün sen ağlıyordun, herkes gülüyordu; öyle bir hayat geçir ki öldüğünde, herkes ağlarken sen gülüyor ol" demiş. Eğer yaşamın tadını çıkararak yaşamışsak, sakızları korka korka değil, bir çingene kızı gibi tadını çıkararak çiğneyebilmişsek, az ya da çok yaşamın anlamı üzerinde düşünebilmişsek, kendimizi, yakınlarımızı, dünyayı keşfedebilmişsek, üretken olmuşsak, kendimiz için, sevdiklerimiz için, ülkemiz için, dünya için, birileri için bir şeyler yapabilmişsek, insanları-hayvanları sevebilmişsek, karşılıksız verebilmiş, bize verilenlerin karşılığını verebilmişsek, okumuş,
yeni şeyler öğrenmiş, öğrenmekten haz duymuşsak, ölmeye az kala, geride kalan bütün bir yaşamımıza gülümseyerek bakabiliriz galiba. İşte o zaman yaşamımız, Ravel'in Bolero'su gibi muhteşem bir finalle sonlanabilir.