Yakınlık

·
Okunma
·
Beğeni
·
2328
Gösterim
Adı:
Yakınlık
Baskı tarihi:
Haziran 2009
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051140018
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Yakınlık
Yakınlık
Ne içine kapanmak sorunları çözer hayatta, ne de alıp başını gitmek.
Çünkü insan gittiği yere kalbini de götürür.
Kalbin her zaman aradığıysa ‘yakınlık’tır.

Mustafa Ulusoy, bizi kalbimizin aradığı ’yakınlık’a çağırıyor. Yine, insanın iç dünyasında olup bitenlere ’yakın’dan ve bilgeliği arayan bir bakışla yaklaşıyor. Narsistik arzu çağına, varlığın dilini okuyup dilsizlikten kurtulmaya, insanla kâinat arasındaki bağlılığa, kadın erkek ilişkilerine, çocuklara Mutlak Varlığın nasıl anlatılacağına, sonsuzun tanığı olmaya değiniyor.

Kimi zaman öykü, kimi zaman makale kıvamında denemeler biçiminde kaleme aldığı yazıların hepsi gelip bir noktada buluşuyor: Kalbin O’na yakınlığı.

“İki insan arasındaki mesafenin hiç kapanmayacağını ve bir insanın başka bir insanı mutlak olarak anlayamayacağını fark edince, kalbini O’na açtı. İstediği şeyi insanlar veremeyecekti. İnsanların kötü niyetinden kaynaklanmıyordu bu. İstediği şeyi vermiyor değillerdi. Veremiyorlardı. Onu mutlak olarak ancak Mutlak Varlık anlayabilirdi. O’nun kendisini mutlak olarak anladığını hissedince, içindeki uzaklıklar kapandı; Mutlak Varlık, ona mutlak yakındı.”
240 syf.
·2 günde
Her insanın onu okumaktan ziyade yaşadığını düşündüğü bir yazarı var sanırım.Galiba benimki de Mustafa Ulusoy..Bu okuduğum beşinci kitabı ve beş kitap bir yazarla karşılıklı çay içmek için yeterli olsa gerek diyorum.Bu kitapta Mustafa Ulusoy'u ne kadar iyi anlamış olduğunu fark ettim.Dr. Mavi'yi gözüm aramadı degil elbette.Sahiden umarım iyidir.Bir olay örgüsü değildi kitabın içeriği.Yine narsist benliğin işlendiğini görüyoruz ayrıca.Ve bunu o alışılageldik psikoloji terimleriyle değil de hepimizin anlayabileceği,günlük hayattaki örneklere dayandırarak bunu anlatıyor.Evet haklısınız dini öğeler var.Ama bu her şeyi Allah'a dayandırma gibi dogmatik ya da ismini vermeden bahsedeyim son zamanlarda Facebooktaki dini güzel sözleri toplayıp birleştiren yazarların kitapları gibi değil.İnsanın acizligini ve yaratılmışlığını vurgulayan ki bunu iyi ki de yapan diyorum ben bir yazar Mustafa Ulusoy.Modern çağ insanlarının mutsuzluklarını,değer yargılarını,bedenine hükmetme yanlışını sebepleriyle ve sonuçlarıyla o kadar güzel işlemiş ki.Psikayatrist olmasının verdiği gözlemleme kabiliyeti ayakta alkışlanacak cinsten.Kusursuz olan İslam'dır,Müslümanlar degil diyerek hem bir psikoloji hem de dini hayata uygulama biçimini gösteriş açısından herkesin okuması gerektiğine inandığım bir kitap deyip sonlandırayım.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Geçen gün cadde yürürken önüme sararmış bir yaprak düştü .Durdum . Sadece durmak için mi durdum ? Yaprağı elime alıp baktım .Sadece bakmak için mi baktım ? Yaprak güzeldi .güzel olmak için mi güzeldi ?Rengi sarıya dönmüştü ve sarıya çalan tüm renkler gibi ölümü çağrıştırıyordu. Sadece yaprak mıydı?.......Acı çekmenin anlamı , acı çekmek olabilir mi sadece? Lezzet alarak yaşamanın anlamı, yanlızca yaşamak mıdır? Ölmek yalnızca ölmek için midir? Sonsuz YAŞAMANIN ANLAMI ,', SADECE SONSUZ YAŞAMAK MIDIR?OLAN BİTEN , SIRF OLUP BİTMEK İÇİN MİDİR?.......
240 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapta beni etkileyenler arasında ilk bahsedeceğim Ulusoy'un "Leyla" tasviri.. Kadınsılık kavramını izahı.. Hz. Aişe'nin Peygamberimiz (sav)'in yalnızca adına küsebileceği zarif hırçınlığı.. Ve bunun bağları koparmaktan ziyade kavileştirmesi..
Bir diğeriyse çaresizlik içerisinde boğulan günümüz insanına çare peşinde perişan olmayı bir kenara bırakması tavsiyesi.. Hz.İbrahim'in tüm çözümleri bir kenara bırakıp, sonsuz çözüm sahibine iltica edişi.. Nemrud'un kendisini yakmak için tutuşturduğu ateşin sönmesini istemek yerine, Allah'ı kendisine vekil tayin edip, sonsuz çözümlerin Rabbine sığınması. Ve yakmakla emronulan ateşin, 7 gün boyunca sönmeksizin yanmasına karşın Hz.İbrahim'e serin ve selametli oluşu.. Nemrud'un tek ihtimalli dünyası.. Ben ve Kendi kavramları.. Sizi ferahlatacığına, omuzunuzdaki yükleri gemiye bıraktıracağına inandığım bir kitap.. Okumanız temennilerimle..
240 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Mustafa ulusoy okumak bana huzur verir.. Her kitabından sonra terapiden çıkmış gibi hissederim .. Psikoloji ilgi alanızsa yada kişisel gelişim merakınız varsa okuyun .. Pişman olmazsınız..
240 syf.
·Beğendi
Mustafa Ulusoy, bizi kalbimizin aradığı ’yakınlık’a çağırıyor. Yine, insanın iç dünyasında olup bitenlere ’yakın’dan ve bilgeliği arayan bir bakışla yaklaşıyor. Narsistik arzu çağına, varlığın dilini okuyup dilsizlikten kurtulmaya, insanla kâinat arasındaki bağlılığa, kadın erkek ilişkilerine, çocuklara Mutlak Varlığın nasıl anlatılacağına, sonsuzun tanığı olmaya değiniyor.

Kimi zaman öykü, kimi zaman makale kıvamında denemeler biçiminde kaleme aldığı yazıların hepsi gelip bir noktada buluşuyor: Kalbin O’na yakınlığı.

“İki insan arasındaki mesafenin hiç kapanmayacağını ve bir insanın başka bir insanı mutlak olarak anlayamayacağını fark edince, kalbini O’na açtı. İstediği şeyi insanlar veremeyecekti. İnsanların kötü niyetinden kaynaklanmıyordu bu. İstediği şeyi vermiyor değillerdi. Veremiyorlardı. Onu mutlak olarak ancak Mutlak Varlık anlayabilirdi. O’nun kendisini mutlak olarak anladığını hissedince, içindeki uzaklıklar kapandı; Mutlak Varlık, ona mutlak yakındı.
240 syf.
Mustafa Ulusoy ' un okuduğum ilk eseri.Bu yüzden bir genellemeye girmeyeceğim . Yalnız kitabın daha başlar başlamaz laf kalabalığı , tabiri caizse " edebiyat parçalanması " o kadar abartılmış ki , "ne zaman bitecek bu - durdum durmak için mi durdum , yürüdüm yürümek için mi yürüdüm - silsilesi beni kitap boyunca boğdu . Başında kısa ve net cümlelerle bir eser ortaya koymanın beni etkilediğini düşünsem de ilerleyişi sırf yarım bırakmak istemeyisimden fiile döktüğüm bir eylemdi.
240 syf.
·6/10
Kitap beş bölümden oluşuyor, bir de sonunda ek olarak yazarın bazı söyleşileri eklenmiş. Her bölümün içinde farklı yazılar var. Hepsi bu kitapta toplanmış çünkü yazar farklı açılardan aynı konuyu işlemiş - yakınlığı.
Kitabı elime alırken bir psikiyatristin seanslarından derlemeler bulacağımı düşünmüştüm. Oysa bulduğum bambaşka bir şey oldu. Yazar, meslek hayatında karşılaştıklarını da göz önünde bulundurmuş ama asıl anlatmak istediği Yaratıcı ile yarattıkları arasındaki yakınlıkmış meğer.
Günümüzde dinden uzaklaşmanın sonucu Yaradan da uzaklaşılıyor. İnsanlar neredeyse kendilerini bir Yaratıcı konumuna getiriyor. Bu yüzden de başlarına gelen bazı durumları, mesela bir yakınlarının ölümünü, kendilerine açıklayamıyor ve mantıklarının yetmediği yerde psikolojik sorunları başlıyor. Yazara göre her durumda ve her zamanda Yaratıcı ile yaratılan arasındaki bağ kopmamalı, Yaratıcı'dan uzaklaşılmamalı, aksine hep O'na yakın olunmalı. Ancak bu şekilde huzuru bulabilir, aklimizin ermediklerini açıklayabiliriz.
Bu kitap benim için farklı bir deneyim oldu. Başucu kitabı olmaz kanaatimce ama insan psikolojisi ile ilgili şeyler okumayı seviyorsanız bir göz atabilirsiniz.
240 syf.
Yemeyi fazla kaçırdığım baharatlı çubuk tadı verdi ruhuma. Bazen sindirmekte zorlandım. Tekrar tekrar okudum. Bu cümlelerin anlaşılmazlığından değil de, daha önce düşünüp sorgulamadığım şeyleri sorgulattığından oldu sanırım. Okunası...
240 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Hayatın içinden bir çok kesit görebileceğiniz , sıkılmadan okuyup bakış açınızda yeni pencereler açacak güzel bir deneme kitabı . Mustafa Ulusoy mesleği gereği bir çok kitabı insanı anlamaya dair olduğunu söyleyebilirim
240 syf.
·110 günde·Beğendi·9/10
Kitap ; Günlük hayatta yaşayıp farkına varamadığımız olayları çok güzel ele alıp bizi düşünmeye sevk ediyor . Farkındalık artırıcı , tefekküre daldıran , iç yolculuğa çıkaran satırlar ..
240 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
İnsanı karanlıklara çeken aslında nefsin dünyalık arzusu ile Nur'un üflediği ruhunun aslına dönmek isteğidir.. nefis muharebesinde boğulmaktayken bir medet bekler ya insan, işte o cendereden bir nebze olsun ayıran, kainatı, sanatkarını anlamaya götüren, sorunların Halık'tan ayrılmakla başladığını lakin yine O'na yakınlaşmakla sonlanacağını anlatan tatlı bir rüya kitabı..
**Kimi zaman yakınındaki uzağın,
uzağındaki yakınındır hayatta...** :)
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Harika! Yıllar önce aynalar koridorunda aşk kitabını okumustum.oyle tanismistim mustafa ulusoyla.o zaman ki ben ile simdiki ben çok farklıydı ama onun kaleminin verdiği huzur hep aynıydı. Okurken insanı terapi eden başka bir yazar okumadim onun kadar.hayat zaten yeterince gerçek ve acıları içinde barındırmiyor mu? Pesimist kitaplar okuyup bunu daha da beslemenin bi anlamı olmadığını anladım onu okuyunca.ilk andan sizi huzurlu, sakin bi dünyaya çekiyor. Elinde sihirli bir değenek de yok.bakış açınızi değişiyor ama sıradan kişisel gelişim kitaplarının yaptığı gibi 10 dakika sürmuyor etkisi. Bakış açınızı değiştirmenizi mantıklı bir temele oturtuyor, iki dakika sonra ama simdi tamam da diye başlayan bahaneler uretemeyeceginiz. İnsan olmaya, insan kalmaya çalışırken bazen asilamayan engelleri, şeytanın uflemelerini, ve dahi bazen gelen varolussal soruları alıp götürüyor. Kitap bittiğinde bebekler gibi nefes almaya başlıyorsunuz.şimdi hedef yazarın bütün kitaplarını okumak. Ne derler insanların yaptıkları şeyler yapacaklarının habercisidir.iyi okumalar:)
Benden çok uzakta ama onu kalbimde hissediyorum. Bir insan başka bir insanın kalbine nasıl da sığıyor doktor? Bu bir mucize olmalı.
İnsanlar insanların dedikodusunu yaparak onların manevi kişiliklerini öldürüyor.
Bir insanın kişiliğini öldürmek zulümdür. Çok zulümler işleniyor bu gezegende.
Bir insan başka bir insana sükunetten,huzurdan daha değerli ne verebilir? Bir İnsan,başka bir insana huzur verecekse tebessüm etmelidir.Yüzün tebessümü de ancak kalbin tebessümü ile mümkündür.Zorla tebessüm olmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yakınlık
Baskı tarihi:
Haziran 2009
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051140018
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Yakınlık
Yakınlık
Ne içine kapanmak sorunları çözer hayatta, ne de alıp başını gitmek.
Çünkü insan gittiği yere kalbini de götürür.
Kalbin her zaman aradığıysa ‘yakınlık’tır.

Mustafa Ulusoy, bizi kalbimizin aradığı ’yakınlık’a çağırıyor. Yine, insanın iç dünyasında olup bitenlere ’yakın’dan ve bilgeliği arayan bir bakışla yaklaşıyor. Narsistik arzu çağına, varlığın dilini okuyup dilsizlikten kurtulmaya, insanla kâinat arasındaki bağlılığa, kadın erkek ilişkilerine, çocuklara Mutlak Varlığın nasıl anlatılacağına, sonsuzun tanığı olmaya değiniyor.

Kimi zaman öykü, kimi zaman makale kıvamında denemeler biçiminde kaleme aldığı yazıların hepsi gelip bir noktada buluşuyor: Kalbin O’na yakınlığı.

“İki insan arasındaki mesafenin hiç kapanmayacağını ve bir insanın başka bir insanı mutlak olarak anlayamayacağını fark edince, kalbini O’na açtı. İstediği şeyi insanlar veremeyecekti. İnsanların kötü niyetinden kaynaklanmıyordu bu. İstediği şeyi vermiyor değillerdi. Veremiyorlardı. Onu mutlak olarak ancak Mutlak Varlık anlayabilirdi. O’nun kendisini mutlak olarak anladığını hissedince, içindeki uzaklıklar kapandı; Mutlak Varlık, ona mutlak yakındı.”

Kitabı okuyanlar 362 okur

  • Özge Altundaş
  • Sabiha
  • AYŞE ÇOBAN
  • Kevser nur Akpınar
  • Fatma Gül Tut
  • Zeynep dursun
  • Gulsum Yaman
  • TK
  • eksuas
  • Burcu Kömürcü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%31.7
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%8.3
45-54 Yaş
%1.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.4
Erkek
%14.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.5 (28)
9
%19.1 (17)
8
%16.9 (15)
7
%15.7 (14)
6
%2.2 (2)
5
%0
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.2 (2)