Niyet, hayata çentik atmanın, ad koymanın hem doğasını hem de istikametini belirler; çünkü niyet, içeriği ne olursa olsun insanî eyleme bir amaç giydirir. Bu nedenle niyeti belirlemek yalnızca mevcut hayatî olgu ve olayın maddesini değil sûretini, manâsını, amacını tayin etmeyi de sağlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişi neyi severse sevsin, neyi yererse yersin; neye inanırsa inansın, neyi inkâr ederse etsin, kısaca ne ederse etsin bilerek etsin. Çünkü ed-e-bil-mek, bilmektir. Kudemânın dediği gibi, "Evrende en değerli insandır; insanda en değerli akıldır; aklın değeri bilmesindedir; bilmenin değeri ise adâletle eylemesindedir." Yine eslåfın işaret ettiği üzere, "Kinâye te'vili, mecâz tefsiri talep eder; hakikate gelince o yalnızca ilim ister. O ilim ki, muhatabına bir istikamet verir." İstikametsiz tüm deyişler/ söylemler yalnızca idare etmek, yani aklı dolaştırmaktır.
İyi niyete gelince, sevgi ve yergideki iyi niyete cehaletin eşlik etmesi cehenneme giden yolların taşlarını döşemeye yarar; bilginin eşlik etmesi ihlása, samimiyete inkilap eder. Bilginin, idrâkin gerekli olduğu yerde sevgisine ve yergisine, kısaca ihsâsına göre eyleyen kişi, kudemânın deyişiyle ahmaktır ve Şükrullah'ın güzel ifadesiyle, "Bir milleti mahveden, yöneticilerinin ve bilginlerinin ahmaklığıdır."