Suuidea

İnsan hatt-ı mustakimde bilgi devşirirken sırât-ı mustakimde de yürür yani eyler. Eslåf bu muhtevayı farklı bir deyişle de dile getirir: Nazarda dikkat (dakiku'n-nazar) bilgiye, hâlde rikkat (rakîku'l-hál) amele istikamet verir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Unutulmamalı ki, sömürgeciler için gerçeklik ile doğruluk aynı şey değildir; başka bir deyişle, her gerçeklik doğru olmak zorunda değildir. Çünkü bir şeyi olduğu gibi tasvir etmek doğruyu verir; ancak onu sõmürmeyi mümkün kılmaz. Sömürgeci için gerçeklik, doğru olan değil sömürmeyi mümkün kılan tanımdır. İslâm düşünce geleneğinde doğruluk, gerçeklik, kesinlik ve adâleti aynı anda içeren Hak ve hakikat kavramlarının sömürgeci zihniyeti rahatsız etmesi, hatta korkutması bu nedenledir: Çünkū ancak doğru olan gerçektir; gerçek olan doğrudur, kesindir ve sonuç âdildir
Başka bir deyişle, bakıldığında görmeyi mümkün kılan ya da görememeye neden olan nedir? Bu sorunun tek bir yanıtı var: Kavramına sahip olunmayan şey görülemez. Nasıl ki çıplak göz tarafından, teleskop olmadan uzak cisimler, mikroskop olmadan küçük cisimler görülemezse aklın gözü olan, ona teleskop ve mikroskop hizmeti veren kavramlar olmadan da akıl göremez; öte bir deyişle akıl yalnızca kavramına sahip olduğu şeyi görebilir.
Gerçeklerin peşinden paten kaymayı yeni öğrenen acemi biri gibi koşuyor, üstelik bir de yasak yerde egzersiz yapıyor.
Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.