Dış yüzünden bakma dünyâya seni mağbûn eder
Iç yüzünden gör ki bir âyine-i vahdet-nüma
(Dünyanın dış yüzüne bakarsan seni aldatır. İç yüzüne bak da
vahdet gösteren bir ayna olduğunu anla.)
Bir gün okyanusta yaşayan bütün canlılar hükümdarlarının huzurlarına gelerek derler ki;
"Bizim su içinde yaşadığımızı ve sudan çıkarsak öleceğimizi söylüyorlar. Buna çok şaşırdık ve merak içinde kaldık. Bizi bu meraktan kurtarmanızı, suyun ne olduğu, nerede bulunduğu hakkında bilgi vermenizi, onu bize göstermenizi rica ediyoruz."
Balıkların sultanı onlara şöyle cevap verir:
"Siz bana susuz bir yer gösterin de, ben de size suyu göstereyim."
Hakk'ın zuhuruyla birlikte akıl ve idraklerin kendisinden uzak
olması, gizli oluşundan değil, görüşü zayıf olanların zuhurun șiddetine takat getirememesindendir. Yarasanın gece görüp de gündüz görememesi, gündüzün gizli olmasından değil, gözünün zayıflığından dolayı güneşe dayanamamasındandır.
Kendi varlığının tohumunu bilinmezlik toprağına göm yani adsız sansız ol. Çünkü toprağa karışıp kaybolmayan tohum yeşerse de fayda vermez.
“Vücudun tohumunu arz-ı humûle eyle defn ey dil
Ki medfun olmadan nâbit olan dâne müfid olmaz”
Sadr bir kez daraldığında artık bu daralmanın sınırı yoktur.
Herkesin sadrı, bilgisizliği ve öfkesi ölçüsünde daralır.
Aynı şekilde, Allah'ın kendisine rehberlik etmesi sonucunda, genişlediğinde de genişlemesinin bir sınırı yoktur.