.. etrafımda kocaman kara bir delik açan, uçurumunda süzüldüğüm simsiyah korku.
Tutunacak bir yer aramak boşunadır. Neye dokunursam elimde kalır ve benim gibi boşlukta sürüklenir. Ölümü düşündüğümde. Hayatımın akıl almaz anlamını aradığımda. ... Ben neden korkuyorum? İçinde öleceğim yataktan. Yaşamadığım hayatlardan. Çöküşe ve sonrasına kadarki monotonluktan.
Hayat diye bildiklerimiz işte bunlar: Deniz kuşları; yakalanmış balıklar; mendireği döven beş metrelik dalgalar; bilinmeyen suların yoğun kokusu ve söylemeye utansak da, diğer tüm korkularımızın ötesinde söylememiz gereken, hatırlamamız gereken şu: Gerçek dünya,
bizim ebedi muammamız budur işte.
Uysalca ayarlamalarımızı yaparız ama ruhta hep bütün ayarlamaları hor gören karanlık bir vınlama, her kuralı yıkan ve kendisi olmak isteyen umursamaz ve erotik bir enerji vardır.
.