Başlar başlamaz böceğe dönüşen bir insan hayatının anlatımı enteresan ve kurmaca gelse de anlatılmak istenen çok gerçekçi ve anlaşılır bir kitap.
İnsan ilişkilerimizin ne üzerine olduğunu sorgulatıyor Ve acaba herkes bencilce kendi yararını düşünen menfaat ilişkisi mi taşıyor? Varlığında yararı kalmayan bir insanın yokluğu mu arzulanıyor? İnsanlara hep faydalı olduğun zamanlar yerini faydasızlığa veya zarara bırakırsa, iyilikler çabuk unutulup vazgeçmek kolaylaşıyor mu?
Ancak kitapta bir insanın farklı yaklaşımını beklerdim. Çünkü her insan menfaat beslemez. Bedenin veya yaşayış tarzının veya kitapta olduğu gibi tüm koşulların değişmesinin etkilemeyeceği bir insan, elbet vardır olmalı. Gerçek sevgi elbet vardır. ‘Koşulsuz, sorgusuz, gerçek sevgi’
‘Nasıl olabilir’ yani bir kadın bu kadar yoğun, benliğini aşan, kendini hiçe sayan, müthiş zariflikte ve incelikle bir aşkı nasıl yaşayabilir? Soluksuz okudum ve de duygulandım. Zweig diğer eserlerinde olduğu gibi psikolojik olarak her yönden aktarıyor ve o ‘bilinmeyen’i sanki bana yaşattı. Hissettim. Stefan ZweigBilinmeyen Bir Kadının Mektubu