Dostlar, Romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
Ben Caesar’ı gömmeye geldim, övmeye değil.
İnsanın ettiği kötülük yaşar ardından,
İyilikleriyse toprağa gider kemikleriyle.
Bırakın, öyle olsun Caesar için de.
Soylu Brutus, muhteris dedi Caesar için:
Öyle idiyse, ağır bir suç bu.
Ve Caesar bütün ağırlığıyla ödedi suçunu.
Burda Brutus ve ötekilerin izniyle
(Çünkü Brutus şerefli bir insandır,
Ötekiler de öyle, hep şerefli insanlardır)
Konuşmaya geldim Caesar’ın cenazesinde.
Dostumdu; vefalı ve dürüsttü bana karşı;
Ama Brutus muhteristi diyor:
Brutus şerefli bir insandır.
Caesar nice esirler getirdi Roma’ya,
Fidyeleriyle devlet hazineleri doldu:
Bundan ötürü mü muhteris göründü Caesar?
Fakirler ağlayınca gözleri yaşarırdı;
Bir muhteris daha katı yürekli olsa gerek,
Ama Brutus muhteristi diyor,
Brutus’sa şerefli bir insandır.
Geçen bayram hepiniz gördünüz,
Krallık tacını üç kez sundum ona,
Üçünde de almadı. İhtiras denir mi buna?
Haklısın. Adamın biri Beatrice'in diline düşmesin.
Ne denli akıllı, soylu, genç ve yakışıklı olursa olsun,
Her erdemine bir kulp takar.
Akça pakçaysa keşke hemşirem olsaydı der.
Esmerse kara canavar diye kara çalar.
Uzunsa küt kafalı bir kargı,
Kısaysa bir akik mühüre işlenmiş bücür,
Konuşkansa bir rüzgar horozu,
Suskunsa hantal mı hantal bir kütüktür.
Hepsini ters yüz ediverir
Doğrulukmuş, erdemmiş, üstünde duran kim?
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Sayfa 72 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor