Kitabın dili çok hafif, cümleleri anlaşılır, yazı fontu büyük ve okunaklı.. Böyle olunca da elinize alınca su gibi gidiyor.
Zaten konunun ehemmiyeti de büyük, günümüzde bütün ebeveynlerin en büyük korkularından birine, derin bir yaramıza parmak basıyor ve sizi okudukça okumaya sevkediyor.
Kitabın ortalarına doğru gelince kendi kendime dedim ki, 'İnsanlar şu kitabın içindekilerin yarısını bile uygulasa, ne kadar nezaket sahibi zarif bi toplum oluruz.'
Sonra aklıma kitabın tam adının "Nezaket ve zarafet için Mahremiyet Eğitimi" olduğunu hatırladım. ♡
Çocuklarımızı kötü niyetli insanlardan korumak istiyorsak ne yapıp ne edip kendimize bi çeki düzen vermemiz gerekiyor. Çünkü bu mesele 'sana şeker verirlerse sakın gitme'lik bi mesele değil. Çok daha ciddi, çok daha derin, çok daha incelikleri olan bir mesele. En büyük sorumluluk da biz yetişkinlere ve ebeveynlere düşüyor. Değişmemiz ve düzelmemiz şart.
Malesef toplumumuzda kişilikler, sınırlar, haklar, o kadar birşey ifade etmiyor ki, hem bu kelimelere, hem de içerdiği anlamlara fersah fersah uzağız. Yetişkinler arasında bile kimse kimsenin sınırını tanımazken ve her işte kendi menfaat ve isteklerini öncelerken, konu bir de çocuklara gelince ortada ne sınır ne hak kalmıyor. Hal böyle olunca da ne yazık ki, farkında bile olmadan çocuklarımızı kendi elimizle istismara açık hale getirebiliyoruz..
Ortalık yerde pat diye kıyafetini indirmek, bezini değiştirmek, özelini herkeze anlatıp küçük düşürmek, kolundan çekiştirip sağa sola götürmek, onun hiç görüşünü almadan sanki o bizim bir eşyamızmışcasına onun herşeyine kendimiz karar vermek, istemese de, kaçsa da, rahatsız da olsa sıkıştırmak, öpmek, mıncıklamak (biz istiyoruz ya onun ne düşündüğü, hissettiği önemli değil(!)), karşı koyunca da yabani, edepsiz, huysuz diye