A.Talip Koktaş

A.Talip Koktaş
Bu gelen sonbahar mı, yoksa giden sen misin? #61243430 Sokağa Çıkmak Yasak #87316488 Milat Gazetesinde Köşe Yazarı milatgazetesi.com/yazarlar/yazar/...
Bırak ben ağlayayım Esir pazarında satılan Afganistan'a Açlıktan milyonları kırılan Afrika'ya Filipinler'e Habeşistan'a Eritre'ye Filistin'e Esaret prangasıyla kıvranan Kafkaslar Azerbaycan Türkistan'a Bütün milletlere ülkelere Irmaklar gibi ben ağlayayım Sen demir gibi olmalısın Çelik gibi sabah yıldızı
Şiir
A.Talip Koktaş
Rabbim imtihanımızı kolay kılsın Efendim. ‘Düşman içeriden olunca kapı kilit tutmuyor’ maalesef. Selam ve dua ile. Vesselam.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bırak ben ağlayayım Esir pazarında satılan Afganistan'a Açlıktan milyonları kırılan Afrika'ya Filipinler'e Habeşistan'a Eritre'ye Filistin'e Esaret prangasıyla kıvranan Kafkaslar Azerbaycan Türkistan'a Bütün milletlere ülkelere Irmaklar gibi ben ağlayayım Sen demir gibi olmalısın Çelik gibi sabah yıldızı
Şiir
A.Talip Koktaş
Bir Şehrin İşgaline Dair - 2 Bak dışarıda gezenler var Gecenin bir yarısı Diğer yarısını arıyorlar Uzat kafanı camdan dışarı Korkma seni çağırmıyorlar Kapının kilidi sonuna kadar sürgülü Ya gelirse diye Sağlama almışlar işi Sokak lambası göze vuruyor Bu nasıl bir pencere Kendini korumaktan aciz iken Nasıl korusun şimdi kilitsiz evi Geliyor Geliyor Geliyor Gelmeyin Allah aşkına Bir bebek uyuyor beşikte Kaç defa emzirdi onu annesi Uyuması kaç kilo süt eder bilmezsiniz Diş sancısını hesaba bile eklemiyorlar Haydi bırakın kendi haline bu koca şehri Acısı kendine ziyadesiyle yeter Göğsümüzde nişan diye taşıdık ihaneti Bırakın yansın koca bir şehir kahrından Küllerinde sürersiniz ziyafetinizi Bizi bizden olan yaraladıktan sonra Hangi kurşun öldürür bizi Kapının kilidini beş defa sürgüledim Dedem öyle söyledi Dikiş tutmaz bir yaraya Hangi düşman saldırır Allah aşkına Bir terzi vardı köşede İğnesiyle kazdılar kuyusunu Allah seni inandırsın üç ay sürmüş Bir şehrin işgaline üç gün tanık olmuşken Dedem Hangi ip şimdi boğar onu Bunu bilmedi hiç bir zaman Hiç olan herkes Uygun adım marş bandoları çalıyor sokakta Bir bayram sabahına hazırlık var sanıyor çocuklar Bayramlıkları yastıklarının altında Hani zorlansa kilit Alnının ortasından vuracaklar işgali Yastık altındaki bayramlıklarıyla Gidin şimdi Gidin Şimdi Kapıyı açma vakti geldi İçimizde büyütüyoruz sizi Kaç kilo süt lazım Gazımızı aldınız Hadi yine iyisiniz Çok yaşa bando Merhaba kilitsiz dünya 02.12 29.02.2020 A.Talip Koktaş
LÜTFEN OKUMADAN GECME !!!!
Arkadaşlar ben savaşan, yaralı ve şehit olmuş askerlerimiz adına FETIH SURESI OKUMAYA BASLIYORIM eğer okumak isteyen askerlerimize dualarımızla yardımcı olmak isteyen varsa. Şimdiden herkese teşekkür ederim ....
Din
A.Talip Koktaş
Rabbim şehadetlerini kabul eylesin. Ordumuzu muzaffer eylesin inşaAllah.
10/10
·72 syf.··
2017 39. kitabı
Her bir saç telin kadar şiir yazmadan gitmemeliydin. Seni tanımış olsaydım sardunyalar ekerdim saksılara. Her saksının adını da Didem Madak koyardım. Ama ekmeyeceğim, muhtemelen hiçbir zaman. Çünkü onlar da öylece solup gidebilirler senin gibi ve ben, buna şahit olmak istemiyorum. Didem Madak... Bazı şairler var ki okurken düşünürüm, bir insanın kalbi nasıl böyle olabilir?: Grapon Kağıtları gibi, renkli. Bu kadar güzel söyleyiş güzelliği mi olur Allah aşkına? Yazdığı şiirlerin çoğu tatlı bir yaz akşamı, salıncağa binmek gibi, yıldızların gökyüzünde asilce dağıldığı ve her sallanışta onları alıp bileğimize dizecekmiş gibi heyecan verdiği bir akşam... Ha bir de ilk aşk gibi, henüz acıtmamış bir ilk aşk gibi... Ölümün soğukluğunu, bir yakınınızın toprağına dokunduğunuzda anlarsınız en çok. O toprağı alıp elinize dökerken dahi inci inci gelir taneler onun şiirinde. Ölüm müdür elinize dolan inci midir şaşırırsınız. Nasıl başarmış bunu bilmem. Şimdi ben babamın ellerine şiir yazsam şuraya, yapamam, ağlarım. Hasretinden çok geceler eskitmişim Ahmed Arif misali ama aşktan değil, ölümün getirdiği hasret acısından. Ama yapamam. Aklıma kızını kemerle döven baba denilen kişiyi duyunca babama koşup sarılışım gelir. Yazamam o şiiri. Bayramda elini öpüşüm gelir. Bana süslü kutuda mum getirip sen seversin böyle şeyleri deyişi gelir. Elim ayağım buz keser. Şiir miir yalan olur. Ama sen yaparsın. Yapmışsın her şeyi şiirleştirmişsin Ey Kadın. İçtiğin çayı, çekildiğin fotoğrafı dahi şiirleştirmişsin. Annene yazdığın şiiri yazarken ağladın mı? Ben okurken... Gözlerim ormanda kaybolmuş çocuk gözü renginde demişsin. Benim gözlerim de ateşi avuçlasam yanmayacakmış gibi bakıyor -ki avuçladım da. Yanmayacağını bilmiyordum. Bunun bir rengi var mı bilmiyorum. Ben defolu bir kelebeğim
Edebiyat
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
A.Talip Koktaş
Müthiş yorumlamışsınız. Öncelikle Didem’in sonra da sizin yüreğinize sağlık. Didem Madak’a yüreğimden kopan bir kaç satır da ben eklemek isterim: “Hayat kazandığını var saysın Sen ölürken de kazandın. Yüreği ne güzel kadındın Hayat senden gerisini yok saysın...” “Üç kelam ile gittin, Peşin sıra sürükledin Sen öyle güzel öldün ki Ölesi geldi seni tanıyanların...”