Kendi önemini teslim ettiği sürece, düzen iyiydi. Fakat, başarı kendisini uzlaştırdıysa da, yine de düzeni eleştirme ayrıcalığından vazgeçmeyi reddediyordu. Çünkü eleştiri eylemi, kendi önem hissini pekiştiriyor, daha güçlü hissediyordu.
Sayfa 163 - İthaki Yayınları 26. Baskı 2018·Kitabı okudu
"Hiçbir suç, davranış bozukluğu kadar bağışlanmaz değildir. Cinayet sadece bireyi öldürür; sonuçta, birey nedir ki?" Elinin tersiyle, sıra sıra mikroskobu, deney tüpünü ve kuluçka makinesini işaret etti. "Kolayca yeni bir birey üretebiliriz, hem de istediğimiz kadar. Uyumsuzluk, bir tek bireyin hayatından çok daha fazlasını tehdit etmektedir; doğrudan, Toplum'un kendisi için bir tehlike oluşturur."
Sayfa 155 - İthaki Yayınları 26. Baskı 2018·Kitabı okudu
"Denizi huzur içinde izlemek istiyorum," dedi. "O barbarca gürültü sürerken izlemek ne mümkün."
"Ama güzeldi. Ayrıca ben izlemek istemiyorum."
"Ama ben istiyorum," diyerek ısrar etti. "Kendimi sanki..." tereddüt etti, kendini ifade edecek sözcükleri arıyordu, "demek istediğim daha çok kendim oluyorum sanki. Daha çok kendi başıma, tamamen başka bir şeyin parçası olmaktan çıkıyorum. Salt toplumsal gövdenin bir hücresi olmaktan kurtuluyorum. Sana da böyle hissettirmiyor mu Lenina? "
Sayfa 106 - İthaki Yayınları 26. Baskı 2018·Kitabı okudu