1970'lerin başlarında Black Sabbath'ın klasik heavy metal sound'unu sertlik açısından aşmış daha güçlü power chordların yer aldığı sonraları power metal olarak da adlandırılacak bir akım kendisini göstermiştir. Power metal'den alınan ilhamla yola çıkan İngiliz grupların vaad ettiği "yeni akım" heavy metal tarihi içerisinde bir kilometre taşı özelliği taşımaktadır.
İngilizler 1970'lerin sonlarına doğru new wave of British heavy metal'i (NWOBHM) ortaya çıkarmışlardır. Punk'ın serpilmeye başladığı süreçte bu sayede heavy metal kendisine açılan savaşa var gücüyle cevap vermiştir.
NWOBHM'de var olan belirgin özellikler mevcuttur. Bir kere ritm gitar artık hard rock ve heavy metal ile özdeşleşmiş olan power chordludur ve ayrıca gitar soloları da epey hızlıdır. Ancak NWOBHM gitaristlerinde amaç sadece hızlı çalmak değildir; bunun yanında soloların melodikliği de esastır.
Rock and roll'un yaygınlaşmaya başladığı dönemlerde dünyadaki iletişim teknolojisi daha ham bir haldedir. Dolayısıyla 1960'lara bakıldığında rock daha türdeştir. Farklılıklar görülse de henüz tüm dünyayı kapsayabilecek bir yaygınlık kazanmadığı için rock, çok çeşitlilik kazanmamıştır. Ancak 1970'lerde serpilen ve genişleyen heavy metal 1980'lerde ve özellikle 1990'larda neredeyse dünyadaki tüm ülkeleri kapsayacak bir şekilde yaygınlık kazanmıştır. Heavy metal bu genişelemeyle doğru orantıda ilk başlarından itibaren farklı biçimlere girmiş ve farklı tatlar geliştirmiştir. Bugün her heavy metal dinleyicisi için bu türleri sınıflandırmak şüphesiz hiç de kolay bir iş değildir. Gitar rifflerindeki en küçük bir oynama, baterinin ritmindeki bir yavaşlama veya hızlanma ya da basgitarın yü- rüyüşündeki ya da vokallerdeki bir farklılık bu çeşitliliği arttırmıştır.
Metal konserlerinde de görülen ve dinleyiciler tarafından sıklıkla yapılan devil horns olarak da bilinen işareti sahnede ilk kez Ronnie James Dio'ya yapmıştır.
Heavy Metal Ansiklopedisi'nde Dio'nun söz konusu işareti İtalyan büyükannesinden öğrendiğini ifade ettiği belirtilmiştir. Gerçekten de Dio, Metal A Headbangers Journey'in Culture bölümünde antropolojik açıdan *meloik* olarak adlandırılan bu işaretin kültürel kökeni üzerine şunları söyleyerek bu bilgiyi doğrular:
Ben İtalyan asıllı bir aileden geliyorum. Hem anne hem baba tarafım İtalyan göçmenleridir ve batıl inançları vardır. Küçükken anneannemin yolda yürürken birini gördü mü şu hareketi yaptığına şahit olurdum (söz konusu işareti yapıyor). O da neydi öyle? Sonra hareketin adının meloik olduğunu öğrendim. Nazar değmesin diye yapılır. Meğerse beni nazardan koruyormuş. İstersen nazar değdirmeye de yarar. Ben buldum denemez ama ben mükemmelleştirip bir anlam yükledim. Çok sık yapardım, özellikle Sabbath üyesiyken. Zaten grubun adı inanılmazdı. Bir de insanların ne düşündüğünü hesaba katarsan... Ama ben şanslıyım o hareketi çok yaptım diye benimle özdeşleştirdiler.
Taşlar Kimin İçin Yuvarlanıyor
Müzik terminolojisinde triton, şeytan aralığı, eksik beşli de denen beşli bemol aralığı müzik tarihinde şeytanın notası olarak bilinmiş, uyumsuzluğu ve kışkırtıcı olarak görülmesi yüzünden kilise ve katedrallerde çalınmamasına itina gösterilmiştir. Dolayısıyla bu gam, kilise kökenli bağnaz müzik adamları ile seküler bir anlayış benimsemiş olan yenilikçi müzik adamları arasında yüzyıllarca tartışma konusu olmuş bir sorundur. Bu şeytanî gam diğer heavy metal gruplarına ilham verecek olan bir tekniktir.
Müzikal açıdan blues ve klasik müzikten beslenen, kültürel açıdan 1960'ların sonundaki karşıkültür etkisini yansıtan, çevresel açıdan bakıldığında ise kökleri varoşlara ait olan heavy metal etki alanı dünya çapında günden güne artan bir müzik olmuştur. Heavy metal'e bir başlangıç arıyorsak eğer, 1960ların sonuna odaklanmamız gerekiyor.
ABD'de Iron Butterfly ve Vanilla Fudge, İngiltere'de Cream, Led Zeppelin ve Deep Purple rock'un tınısını epey gürültülü bir noktaya çekmiştir. Ancak yaptıkları iş kimi zaman hard rock, kimi zaman heavy rock adını alarak hala "rock" olarak telaffuz edilmektedir. Artık bu noktada bir kırılma yaşanmak üzeredir.
Heavy metal hem tınısal açıdan, hem de çizilen imaj yönüyle yeni bir müziği tanımlamaktadır. Bu işin miladı olarak tereddütsüz kabul edilebilecek Black Sabbath ise yine hem tını hem imaj yönüyle hem kendisinden önce hem de aynı dönem de müzik yapan gruplardan farklı, hatta "tuhaf" bir gruptur.