Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
Amerikalıların titizlikle yaptıkları deneyler, anaların yüzde 80'inin çocuklarını sol kollarında taşıyıp, vücutlarının sol tarafına yasladıklarını ortaya çıkarmıştır. Neden böyle bir tercih yapıldığı sorusuna verilen genel cevap, çok kişinin sağ elini kolaylıkla hareket ettirebilecegi olmuştur. Sağ ellerini kullanan annelerle solak anneler arasında bir fark olmakla birlikte, bu fark yukarıdaki açıklamayı kanıtlamaya yeterli değildir. Sonuçlar, sağ ellerini kullanan annelerin yüzde 83'ünün, buna karşılık solak annelerin yüzde 78'inin çocuklarını sol kollarında taşıdıklarını göstermiştir. Bir başka deyimle, solak annelerin sadece yüzde 22'si çocuklarını sol kolları serbest kalacak biçimde taşımaktadırlar. Bu da, daha derinlerde bir başka açıklamanın aranması gerektiğine işaret eder. Tek bir ipucu kalmaktadır ki, o da annenin kalbinin vücudun sol tarafında olmasıdır. Kalp atışları sesinin önemli bir unsur olması mümkün müdür? Öyleyse, önemi ne olabilir? Bu düşünce çizgisinden yola çıkıldığında ortaya atılan bir iddia belki de, ceninin daha ana rahmindeyken kalp atışı sesine koşullandığı (bu sesin içine işlediği) dır. Eğer bu doğruysa, doğumdan sonra bu bildik sesi yeniden "bulmak", yabancı ve ürkütücű bir dünyaya firlatılıp atılan çocuğun üzerinde rahatlatıcı bir etki yapacaktır. Bundan ötürü, anne ya içgüdüsüyle, ya da bilinçsiz olarak uyguladığı eleme metodu sonucu, çocuğun sol tarafta, kalbe yakın tutulduğu zaman, tarafta tutulduğundan daha rahat ettiğini fark edecektir. Bu iddia, ilk bakışta biraz uzak bir ihtimal gibi görünse de, en doğru açıklama olduğu deneylerle kanıtlanmıştır. Hastanelerdeki bebek odalarında yapılan deneylerde, grup halindeki bebekler uzun bir süre normal kalp atışının (dakikada 72) banda alınmış sesi verilmiştir. Her grup, dokuz bebekten
Sayfa 104 - İnkılap Yayınevi - 6. Baskı·Kitabı okudu
Bilim
Reklam
Modern bir şehir hayatının dekoru arkasında yaşayan, bildiğimiz çıplak maymunun ta kendisidir. İsimler değişmiştir sadece: "Avlanmak" yerine "çalışmak", "av alanı" yerine "işyeri", "in" yerine "ev", "çift kurma" yerine "evlenme", "eş" yerine "zevce" demek gerekmektedir. O kadar.
Sayfa 81 - İnkılap Yayınevi - 6. Baskı·Kitabı okudu
Bilim
Evrimin ilk bakışta dişiyi cinsel bakımdan alabildiğine duyarlı kılmaya bu kadar uğraştığı halde, öte yandan onu âdeta çiftleşmeyi önleyici bir sistemle donatmış olması insana garip gelebilir. Ama durum, göründüğü kadar çelişik değildir. Bekâret zarı, ilk çiftleşme denemesini zor, hatta istıraplı kılmakla bu işin hafife alınmasını önlemektedir. Nasıl olsa dişi, ergenlik çağında, kendine uygun bir eş bulmak için bir takım cilve oyunlarına girişecektir. Genç erkeklerin bu oyunları çiftleşmeye kadar sürdürmek isteyecekleri de besbellidir. Ne var ki onlar, bu sonunda bir aile kurulamamışsa, kendilerini hiçbir şekilde bağlı hissetmeyecek ve uygun bir eş buluncaya kadar daha başka denemelere girişeceklerdir. Ama, genç dişiler aile kurmadan önce işi bu kadar ileri götürürlerse, kendilerine eşlik edecek birisini bulamadan çocuk sahibi olma durumuna düşerler. Kızlık zarı dişide bu eğilimi bir parça olsun frenlemekle, onun baştaki bu fizik rahatsızlığa aldırmayacak kadar güçlü bir bağlılık duymasını imkan hazırlamış olur.
Sayfa 79 - İnkılap Yayınevi - 6. Baskı·Kitabı okudu
Bilim
Diğer primatlarda, dişinin cinsel temas sonunda, orgazm haline geldiği sanılmamaktadır. Ama, çıplak maymun bu bakımdan da bir değişiklik gösterir. Erkek, çiftleşmeyi daha uzun sürdürebilirse, kadın da aynı sonuca varabilecektir. Bu, tıpkı erkeğinki gibi güçlü ve kurtarıcı bir orgazm duygusudur ve biyolojik açıdan -tohum fışkırtma dışında- erkeğinkinden hiç bir farkı yoktur.
Sayfa 53 - İnkılap Yayınevi - 6. Baskı·Kitabı okudu
Bilim
Çölde yapılan deneyler, ince elbiselerin suyun buharlaşmasını önleyerek sıcaklık kaybını azalttığını, ama dışarıdan alınan sıcaklığı da, tam çıplaklığa kıyasla yüzde elli beşe kadar indirdiğini göstermiştir. Isınmanın daha yüksek olduğu durumlarda, Arap ülkelerinde giyilen daha kalın ve bol elbiseler en iyi koruyucudur. Bunlar hem sıcağın etkisini azaltır, hem de havanın vücut çevresinde dolaşımını sağlar. Terin böylece buhar haline gelmesi de, vücudu serinletmeye yol açar.
Sayfa 44 - İnkılap Yayınevi - 6. Baskı·Kitabı okudu
Bilim
Reklam