Araştırma ve bilim, önce inançsızlıkla başlar. Ancak, inançsızlık başlı başına strestir. Yalnızca güçlüler buna dayanabilir. Bir düşünürün sorması gereken asıl soru nedir biliyor musunuz?
Asıl soru şudur: Hakikatin ne kadarına dayanabilirim?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendisine yalan söylemek mi Sig? Kendi kendine nasıl yalan söylersin?
[T: İnsan en büyük yalanları kendisine söylemiyor mu zaten Doktor Breuer? Kimseyi gerçekliğine ikna edemeyeceği yalanlara, en çok kendisi inanmıyor mu?]
B: Kimi zaman hastamla paylaşamayacağım kötü haberler olabilir; kimi zaman benim görevim, sessiz kalmak ve hem hastam hem de ailesi için duyduğum acıya dayanmaktır.
N: Böyle bir görev çok daha temel bir görevi ortadan kaldırıyor: Bir insanın kendine karşı en büyük ödevi hakikati keşfetmektir.
B: İnsanların bilmek istemedikleri bir gerçeği söylemek mi benim görevim?
N: Kimin neyi bilmek istemediğini kim belirleyebilir?
B: İşte buna, tıp sanatı denir.