Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ümit en büyük kötülüktür." (çünkü işkenceyi uzatır.)
"Tanrı öldü."
"Hakikat onsuz yaşayamayacağımız bir yanlıştır. "
"Hakikatin düşmanı yalanlar değil inançlardır."
"Ölümün son iyiliği bir daha ölünmeyecek olmasıdır."
Bu fikirlerin her birinde Nietzsche'ye itiraz etmişti. Ama bunlar sahte itirazlardı; kalbinin ta derinliklerinde biliyordu ki Nietzsche haklıydı.
Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz. Ama daha derinlere inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz: Siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil.
[T: Madem öyle biraz daha derinlere inelim Profesör Nietzsche; ben bir başkasının değil, özellikle o kişinin bende yarattığı duyguları seviyorum. O kişiyi bende yaratabildiği duygulardan ötürü seviyorum. Bu onu yeterince değerli yapmaz mı?
N: Yapmaz. Daha önce de dediğim gibi arzu edilenin bir önemi yok. Sizde oluşan bu duyguları - arzuları - o olmasa bir başkası yaratacaktı. O olmasa bir başkasını "sevecektiniz".
T: Belki de... Ama o varken başkasını "sevemiyorum."]
([...] Bölümü kitaba ait değildir.)
Genellikle sorul(a)mayan soru en önemli sorudur.
[T: Ya bilinen cevabın dile getirilmesinden ya da önemi dolayısıyla dile getirmekten korkulduğu içindir.
N: Kişinin gerçeklerle yüzleşme cesareti de göstermesi gerekir.
T: Ama suçu ispatlanana kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı gibi sorulmamış hiçbir soruya "Hayır" diyemezsiniz. Ve "Hayır"ın olmadığı her yerde, bir nebze de olsa "Evet" vardır.
N: Bu yaptığınız hakikatten kaçmaktır!
T: Hayır, ben sadece yalanlara sığınıyorum.]
([...] Bölümü kitaba ait değildir.)