Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...bizler toplumsal kısıtlamaları reddeden ve hür düşünen idealist insanlarız. Kendi ahlaki yapımızı oluşturabilme yeteneğine sahip olduğumuza inanıyoruz.
[Günümüzde kendini toplumun, kültürün ve dini inanışların oluşturduğu ve insanlara yüklediği mitlerden uzaklaştırmış, ama bunu yaparken de sırf kendini bu mitlerden uzaklaştırdı diye işi son noktaya getirmeyip hâlâ kendine belli bir değer ya da ahlaki yapı oluşturabilen insan bulmak gerçekten çok zor.
İnsanlar ya belli kalıplara girmeye sonuna kadar razı oluyor, ya da bütün kalıpları reddetmekle birlikte hiçbir değer oluşturmayıp değer oluşturmamanın kendisini, değersizliği, değer olarak görüyor.
Bütün kalıpları mitleri reddedip kendi değerini oluşturabilecek kadar özsaygısı olan bir insan yok denecek kadar az.
İnsanlar ya mitlerin ya da arzularının kölesi oluyor.
Belki ben de kendi oluşturduğum değerlerin kölesi oluyorum.
Ama insanların oluştuğu mitlerin ve içgüdülerimin oluşturduğu arzularımın kölesi olacağıma kendi oluşturduğum değerlerin kölesi olmayı tercih ederim.
Böylelikle kendi kölem olmuş olurum
Kendisinin kölesi olan aynı zamanda kendisinin efendisi de olur.]
[...] ile işaretlenen bölüm kitaba değil şahsıma aittir.
...her iki kadın da onu korkutuyordu; ikisi de tehlikeliydi ama farklı biçimlerde. Lou Salomé'de onu korkutan gücüydü; yani Breuer'e yapabilecekleri. Bertha'da onu korkutan ise her şeye boyun eğmesiydi; yani Breuer'in ona yapabilecekleri.
Benim için "görev" sözcüğü çok ağır ve baskıcı bir sözcük. Ben yalnızca tek bir şey için görev sözcüğünün söz konusu olabileceğini düşünüyorum; o da özgürlüğümün korunması. Evlilik ve ona eşlik eden sahip olma duygusu ve kıskançlık, ruhu tutsak eder. Bunlar benim üzerimde asla etkinlik kuramayacak. Doktor Breuer, ne kadın ne de erkeğin artık zayıflıklarıyla birbirlerine zulmetmeyecekleri günlerin geleceğini umuyorum.