Herkes kendi zayıflıklarını bildiği için kimse bir diğerine güvenmez. Bu yüzden, parası olan bir adamın gerçekten iyi olup olmadığını bilemezsin. Servetinin nereden ve nasıl geldiğini bilmen mümkün değildir. Buna karşılık da varlıklı olan, kendine gösterilen saygının gerçekten kendisine mi, yoksa parasına mı olduğunu kestiremez. Aslında saygı gösterilen genellikle parasıdır. Bu yüzden, çok sayıda yuvarlak metali ve ağır kağıdı olmayanların niye utandığını, zenginlerin onları kıskanması gerekirken niye onların zenginlere özendiğini aklım almıyor nasıl ki biz de ağır bir midye zinciriyle dolaşmak hoş değilse, paranın ağır yüküyle dolaşmak da aynı şey.İnsanın soluğunu keser, kol ve bacaklarının özgürce hareket etmesini önler.
Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebildiğiyle ile ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekasının parlaklığıyla değil.