“Ne?”dedim, pek isteksiz. Sizden hep büyük bir iyilik yapmak isterdi. Bu çokta yakışıklı veya kendini güzel sanan herifler, kalkıp durmadan onlara böyle büyük bir iyilik yapmanızı isterler. Tabii, kendilerine felaket aşık olduklarından, sizin de onlar için deli olduğunuzu ya da onlara bir iyilik yapabilmek için can attığınızı filan sanırlar. Gülünç bir şey yani.
Bir an durduktan sonra konuşmaya devam etti:
“Bir keresinde yüz bin ağaçlık bir ormanda birbirinin birebir eşi iki yaprak olmadığını okumuştum. Aynı yollarda yaptığın yolculuklar da birbirine benzemez. Birlikte devam edip her şeyi kendi dünya görüşümüze uydurmaya çalışırsak bunun ikimize de faydası olmaz. Tanrı’ya emanet ol. Almanya’da, Dünya Kupası’nın ilk maçında görüşürüz!”