Bir sabah, uykunun o tatlı ağırlığı üzerimdeyken sessizce gelen bir mesajla uyandım:
“Bunu gördün mü?”
Ekranda bir konser afişi… “Sağlığına Melih Baba.. Melih Erdem için sahnedeyiz” yazıyordu.
Görmüştüm, evet. İçimden “Keşke…” demiştim sessizce, ama yüksek sesle dile getirmemiştim.
Hayatın koşuşturmasında bazı hayaller sessiz kalıyor ya, öyle işte.
Ama o…
Ben daha rüyaların kıyısından uyanırken bile, çoktan o hayali gerçeğe dönüştürmüştü.
Biletler alınmıştı. Plan yapılmıştı.
Ve şimdi, o sabahın sessiz dileğini kalbimize işleyen o güzel adamla İstanbul’dayım.
Sözde bir konser için geldik…
Ama biz ikimiz biliyoruz: konser bahane.
Asıl geliş sebebimiz; birlikte nefes almak, birlikte gülmek, birlikte hatırlamak.
Anı bankamıza, ömür boyu hatırlanacak bir gün daha eklemek…
Ve şimdi bu şehirde üç günlüğüne zaman duruyor bizim için.
Kalabalığın ortasında yalnızca ikimiz varız.
El ele, göz göze…
İstanbul’un bütün ışıkları, sanki sadece aşkımız için yanıyor.
Merhaba İstanbul…
Kalbimizi al da koy en güzel köşene.
Çünkü biz geldik. Hem de kalpten gelen bir hikâyeyle…
BülentÖz. ❤️