📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tehlikeli Veya Kötü Bir Durumu Atlatmak
İstenmeyen, Sıkıntı Veren, Hoşlanılmayan Bir Kimseden, Bir Yerden, Bir Durumdan Uzaklaşmak
Bir Şey Bulunduğu Veya Bağlı Olduğu Yerden Ayrılmak
Bağını Koparıp Kaçmak
Doğurmak
TDK ya göre kelime anlamı bu şekilde. Hecelerine ayırdı Melek bu kelimeyi.. Üstüne basa basa söyledi her bir heceyi. Kur-tul-mak…
Ama kurtulmadı…. Kurtulamadı….. Kurtaramadık…..
Hayatın yazılı olmayan ancak deneyimleyenlerin bir ömür sırtlarında bir küfe olarak taşıdığı kuralı şudur ki; “Annen yok kimsen yok.”
Bu durum illede fiili bir olmayıştan sebep kaynaklanmaz üstelik. Romanı okuyunca göreceksiniz ki hep bir yolunda gitmeyen anne - çocuk ilişkisi vardır. Melek, Hakim Faik ve Hüsrev… Her bir karakterin annesi ile bir meselesi vardır. Erkek hegemonyasının altında meleğe yapılan iğrençliklerden bahsetmek yerine bu anne konusuna bilinçli olarak değiniyorum.
Çünkü mazlumu da zalimi de doğuran bir anne var en nihayetinde. İlk İki bölümün bilinç akışı tekniğiyle yazılmasının asıl nedenide budur. Pınar Kür Meleğin etrafında ki erkeklerin eylemlerinin ve Meleğin sessiz kalışının altında yatan asıl nedenleri göstererek bir sebep-sonuç ilişkisi kurmamızı istemiştir…ve dönüp dolaşıp geldiğimiz sonuç hep aynı. Sevgisiz büyüyen çocuklar..
Melek dedesinin yanına gönderilir kararı veren üvey babasıdır erkek. Melek evine gönderilir kararı veren dedesidir erkek. Melek Hüsrev’in konağına satılır kararı veren erkek. Melek 65 yaşında adamla nikahlanır erkek. Melek başka adamlarla cinsel ilişkiye zorlanır erkek. Meleğin kocası vurulur kurtarılmak istenir kararı veren erkek. Meleğin kalemi kırılır ipe gönderilir kararı veren hakim erkek…..
İşte bu nedenlidir ki erkekler kadının okumasını bilmesini öğrenmesini istemez. Kararı kendileri versin diye. Çünkü kadın
Tehlikeli Veya Kötü Bir Durumu Atlatmak
İstenmeyen, Sıkıntı Veren, Hoşlanılmayan Bir Kimseden, Bir Yerden, Bir Durumdan Uzaklaşmak
Bir Şey Bulunduğu Veya Bağlı Olduğu Yerden Ayrılmak
Bağını Koparıp Kaçmak
Doğurmak
TDK ya göre kelime anlamı bu şekilde. Hecelerine ayırdı Melek bu kelimeyi.. Üstüne basa basa söyledi her bir heceyi. Kur-tul-mak…
Ama kurtulmadı…. Kurtulamadı….. Kurtaramadık…..
Hayatın yazılı olmayan ancak deneyimleyenlerin bir ömür sırtlarında bir küfe olarak taşıdığı kuralı şudur ki; “Annen yok kimsen yok.”
Bu durum illede fiili bir olmayıştan sebep kaynaklanmaz üstelik. Romanı okuyunca göreceksiniz ki hep bir yolunda gitmeyen anne - çocuk ilişkisi vardır. Melek, Hakim Faik ve Hüsrev… Her bir karakterin annesi ile bir meselesi vardır. Erkek hegemonyasının altında meleğe yapılan iğrençliklerden bahsetmek yerine bu anne konusuna bilinçli olarak değiniyorum.
Çünkü mazlumu da zalimi de doğuran bir anne var en nihayetinde. İlk İki bölümün bilinç akışı tekniğiyle yazılmasının asıl nedenide budur. Pınar Kür Meleğin etrafında ki erkeklerin eylemlerinin ve Meleğin sessiz kalışının altında yatan asıl nedenleri göstererek bir sebep-sonuç ilişkisi kurmamızı istemiştir…ve dönüp dolaşıp geldiğimiz sonuç hep aynı. Sevgisiz büyüyen çocuklar..
Melek dedesinin yanına gönderilir kararı veren üvey babasıdır erkek. Melek evine gönderilir kararı veren dedesidir erkek. Melek Hüsrev’in konağına satılır kararı veren erkek. Melek 65 yaşında adamla nikahlanır erkek. Melek başka adamlarla cinsel ilişkiye zorlanır erkek. Meleğin kocası vurulur kurtarılmak istenir kararı veren erkek. Meleğin kalemi kırılır ipe gönderilir kararı veren hakim erkek…..
İşte bu nedenlidir ki erkekler kadının okumasını bilmesini öğrenmesini istemez. Kararı kendileri versin diye. Çünkü kadın