“Tam olarak delilik sayılmaz halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur-hissettiklerimde buna pek uzak sayılmaz doğrusu.”
Bütün umutlarımın ortadan kalkması için üç saniye yetti bile. Körler gibi çevrelerini yoklayan şu duraksamalı dalların üzerinde, varoluşa geçişi kavrayamıyordum bir türlü.
Yüreğimin yaslı liflerine bağlı o kutsal aşk ve ölüm emanetlerini alevler yalayıp yuttu. Acılarımı, artık işe yaramayan gecikmiş pişmanlıklarımı gezdirmek için kırlara açıldım, kafamdan çıkmayan düşünce belki benimle birlikte yorulup uyuşur, belki daha az korkunç bir gece geçirirdim.