Tezgâhın üstünde bir tutam tuz, küçük bir kâse bal, yarım bir limon ve küçük bir kırmızı biber vardı. Usta hepsinin tadına bakmasını istemişti. Aşçıbaşı da bakmıştı. Tuz tuzlu, limon ekşi, bal tatlı, biber de acıydı.
"Bunlara tat denir" demişti Usta. Sonra küçük bir havuç almış, çabucak soymuş, üzerine limon sıkmış, biraz da tuz gezdirmişti.
"Ye" demişti uzatarak. Aşçıbaşı havucu kemirirken ince iki dilim de peynir kesmişti. Birinin üstüne bal dökmüş, diğerinin üstüne de boylamasına ikiye böldüğü kırmızı biberi koymuştu. "Ye" demişti bir kez daha.
Aşçıbaşı biberli peynirden ısırdığı lokmayı yuttuktan sonra,
"İşte" diye devam etmişti Âdem Usta, "Bunlara da lezzet denir.
Hepi topu dört tat vardır ama lezzetler sonsuzdur."