Umut etmek mutlu olmaya yetmedi. Ve biz ayrıldık. Ağır ağır yıkılan taş köprüler gibi değil, kağıttan kuleler gibi hızla dağıldık. Sanki biri üfledi ve dört bir yana saçıldık. İki kişilik medeniyetimizden geriye kalan o hazin boşluğa ayrı ayrı sığındık.
Bir tilkiye tavsiye verecek olsaydım ona derdim ki kurnazlıkların en incesi kurulan tuzaklara düşmüş gibi görünmeyi iyi bilmektir avladım sanarken avlanmış olma salağa yatarken uyuya kalmış olma.
O büyük ve muazzam zamanda unuttum
Kanatlarım çok oldu üşüyor benim
Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
Bu yüzden eğik boynum.
Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
Bundan gözlerimdeki kayalık,
içimdeki serseri buzullar
Dürtme içimdeki narı
Üstümde beyaz gömlek var.