Hikmetin Gölgesinde

Hikmetin Gölgesinde
@Termani
Bir ömür Marifet ve Hikmet yolunda...
Medrese/Arabic
İlahiyat/sağlık yonetimi/Tarih
86 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Hastalık için bir deva var etmiş, bu devaya giden yolu da Şer’an kolaylaştırmıştır. Kim Allah’ın mubah kıldığıyla tedavi olmak isterse Allah ona hastalığını hafifletir, şifasını verir. Kim de Allah’ın haram kıldığı yollarda çare ararsa devasını yanlış bir yolda aramıştır. Bu kimsenin durumu hastalığını daha büyük bir hastalıkla tedavi etmeye çalışan kimseye benzemektedir.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

Hikmetin Gölgesinde

, bir kitap okudu
Puan vermedi·180 syf.·
2026 53. kitabı
Sadık Tekin
6.9/10 · 104 okunma

Hikmetin Gölgesinde

, bir kitap okudu
Puan vermedi·110 syf.·
2026 52. kitabı
Sadık Tekin
8.8/10 · 49 okunma
Mallarını Allah rızasını dileyerek ve içlerinden gelerek harcayanların misali ise tatlı bir yamaçta bulunan, üzerine bolca yağmur yağan, bu sebeple ürününü iki misli veren bir bahçedir; şayet sağanak yağmazsa incecik yağar. Allah yapıp ettiklerinizi görmektedir. Bakara 265 Ayeti kerimede gecen Tesbît kelimesi, bir şeyi sağlamlaştırmak ve kökleştirmek demektir. Buradaki temsil, nefsi şüphe ve tereddütten alıkoymaya yönelik bir benzetme olabilir. Yani onlar, hayır yollarında infak ederken tereddüde düşmekten nefislerini engellerler ve cimrilik düşüncelerine hiç alan bırakmazlar. Bu, Arapların ‘Ayağı sabit kaldı’ sözündeki gibidir; yani ‘tereddüt etmedi, geri durmadı’ demektir. Çünkü nefsi zoruna giden işleri yapmaya alıştırmanın, amellerin yerleşip kökleşmesinde büyük bir etkisi vardır; böylece kişi erdemlere alışır ve bunlar onun sürekli huyu hâline gelir. bakara 265
Ey iman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı halde malını insanlara gösteriş yapmak için harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmak ve incitmek suretiyle boşa çıkarmayın. O kimsenin misali, üzerinde toprak bulunan düzgün ve yalçın bir kayadır; kayanın üzerine şiddetli bir yağmur yağmış, onu çıplak halde bırakmıştır. Bu gibilerin kazandıkları hiçbir şeyden istifadeleri olmaz ve Allah, inkârcı topluluğa hidayet vermez. Bakara 264 Gösteriş için malını harcayan inkârcının hâli, üzerinde ince bir toprak bulunan düz ve kaygan bir kayaya benzetilmiştir. Bakan kimse o toprağı ekime elverişli bereketli bir toprak sanır. Sözün takdiri ‘üzerinde ekime uygun toprak vardır’ şeklindedir; fakat toprak için ‘ekime elverişli’ sıfatı kısaltma için hazfedilmiştir. Çünkü insanların sağanak yağmur beklediği toprak, ekin ektikleri topraktır. Ekinci o toprağa tohum ektiğinde ve ona sağanak yağmur yağdığında, ürününün gelişmesini umarken, su toprağı kayanın üzerinden süpürüp götürür; hiçbir şey bırakmaz. Geride sert, çıplak bir kaya kalır ve ekincinin umudu boşa çıkar.”