“… katılımcılara ‘Partnerinizde aradığınız en önemli özellikler nedir?’ diye sordu. 200,000 katılımcıya üç özellik seçmeleri söylendi. Genel olarak en önemli bulunan özellikler sıra ile zekâ, espri anlayışı, dürüstlük, iyilik, genel güzellik, güzel yüz, değerler, iletişim yetisi ve güvenilebilirlik. Erkeklerde güzellik ve güzel yüz kadınlara göre daha üst sıralarda listelenirken, kadınlarda dürüstlük, espri anlayışı, iyilik ve güvenilebilirlik erkeklere göre daha üst sıralarda yer aldı.”
Okurlar olarak hepimizin zihninde iyi bir kitap nedir sorusunun birden fazla cevabı var.
Bazılarımız hızlı okunan kitapları iyi bir kitap olarak niteliyor: “Aktı gitti resmen, elime aldığım gibi bitirdim!”
Bazılarımız ise tam tersine zor kitapların iyi kitap olduğunu iddia ediyor. Büyük bir çoğunluk çok satanların, yine ezici bir çoğunluk ise klasiklerin iyi kitaplar olduğuna dair fikir beyan ediyor.
Bu liste böyle uzayıp giderken kendi “iyi kitap” tanımıma geçmeden evvel, kitaplara bakış açımdan bahsetmek isterim. Sosyal medya, filmler, video oyunlar, diziler… tüm bunlar benim için birer tüketim aracıyken kitaplar zihnimde “üretim” olarak kodladığım eserler.
Bu sebeple iyi bir kitaptan beklentilerim; daha önceki okumalarım ya da tecrübelerimle olumlu/olumsuz bir bağlantı kurması, eserin bir alt metne sahip olması, didaktik bir söylemden kaçınarak anlatmak istedikleri -alt metnini, derdini- edebi bir güçle ve kurgu ustalığını kullanarak anlatması ve finalde beni tüketim eylemi olan okumaktan, üretim eylemi/eylemleri olan düşünmeye, yazıp-çizmeye, konuşmaya, anlatmaya yönlendirmesi.
Bu yazının kaleme alınmasına vesile olan, Fatih Mehmet Ünlünü’nün Sander Yayınları tarafından yayınlanan Yetişkinler İçin Karagöz ile Hacivat kitabı da böyle bir eser.
Yıllardır kitle yönetimi ve bunun hayatımıza etkileri üzerine düşünür, yazar, çizerim.
-Bu video oyun neden bu kadar kişi tarafından oynanıyor?
-Bu siyasi parti nasıl bu kadar oy alıyor?
-Bu youtuber neden bu kadar takipçiyle sahip
-Bu kitap neden bu kadar satmış vs vs
Yetişkinler İçin Karagöz ile Hacivat kitabındaki bir alıntı tüm bu sürece biraz daha derli toplu, biraz daha net bakmamı sağladı desem abartmış olmam. Fakat en kıymetli bulduğum nokta ise bunu “bak bu böyledir!” diye söylemeden, usta bir yazar maharetiyle
UyanışFatih Mehmet Ünlü · Sander Yayınları · 202015 okunma
Hasan Ali Toptaş'ı bugüne kadar okumadım ama ismini elbette duydum. yakın zamanda sosyal medyada gündeme gelen taciz iddiasıyla, bir anda gündeme oturdu ve edebiyat dünyasını şaşırttı. kendi okurlarını daha çok şaşırtmış olmalı. belki de insanlar 'bu saatten sonra' geriye dönüp sevdiği ürünleri tekrar gözden geçirecek veya bazı takipçileri yazarı terk edecek.
bu vesileyle, zaman zaman yazılarını takip ettiğim taylan kara'dan hasan ali toptaş ve romanları hakkında yazdığı bir eleştiri yazısını paylaşmak istiyorum. kitaplarından sık sık alıntı yapmış ve eleştirilerini örnekleyerek açıklamış. güzel bir yazı.
toptaş hiç okumadığım için tarzı hakkında da fikrim yok. yani eleştirilen bölümler yazarın tarzının tamamını yansıtıyor mu, bütün kitaplarında yada kitabının tamamı böyle imgelerden, biçim kurgularından mı oluşuyor bilmiyorum. ama kısaca söylemek gerekirse ben bu edebiyat tarzını sevmiyorum. bazı eserlerde, bu biçim kurgularıyla uğraşmak edebi bir zevk verse de, çoğu zaman usança dönüşüyor.
taylan kara'nın eleştiri yazısında olduğu üzere, benim gibi düşünen başka insanların da olduğunu görmek güzeldi. buyrunuz:
************************************
HASAN ALİ TOPTAŞ EDEBİYATI 3: MİSTİSİZMİN VE AKILDIŞILIĞIN YÜCELTİLMESİ
İnsana karşı girişilen en kötü şiddet eylemi, aklın küçük düşürülmesidir. Elsa Morante (1)
Türkiye’de iri harflerle, çok iddialı cümlelerle topluma pazarlanan, sağdan sola bütün kültür-sanat mecralarında sürekli olarak okurun bilincine pompalanan kitaplar ve yazarlar vardır.
*
Pazarlama dili ve edebiyatı
-21. yüzyıla kalacak birkaç yazardan birisi…
-Doğu’nun Kafkası…
-Kusursuz bir dil işçiliği, alt ve üst katmanlarıyla büyük bir bilinç…
-Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri…
-Ödün