Ela Yavuz

Ela Yavuz
@TheBlueLady
Kendi içine çekilip yaşamı felsefe yoluyla düşünmeye başlayan insan, çoğunluğun, yeryüzüne özgü, aslında hiçbir değeri olmayan birçok gereksiz şeye değer verdiğini, bu yüzden onlardaki dışsal unsurlara dayanan mutluluk görüntüsünün sahte ve geçici olduğunu anlayacaktır.
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neden Okuyoruz?
Neden onca dikkat çekici unsuru varken hele bir de bu dikkat dağıtıcılar arasında yığınla meşguliyetimizi gidermeye çalışıyorken bir de oturup bir saat iki saat kitap okumaya ayırmaya çalışıyoruz? Evet belki bin yıl önce entelektüel zevkleri olan insanlar için müze gezmek, bir gazeteci yahut bir şair ile sohbet etmek ve kitap okumak dışında yapabileceği çok az uğraş vardı. Fakat günümüz dünyasına bakın bir! Böyle bir dünyada kitap okumak nasıl hala zevkli olabiliyor ki? Evet hepimizin hayatında zorluklar var. Kimimiz, bilmemne bilmemne holdingin üst düzey yöneticilerinin düzenlediği "ismi çok önemli değil yeter ki havalı olsun" seminerinde elinde 102 C derece çayla onca kişinin arasından geçerken çat diye sekreterin tekine takılıp sekreterin hemen yanında oturan üst düzey bilmemne patronun yeni Pierre Cardin takımının üzerine çayı döküp hem patronu, hem patronun cebini (Çünkü patron üst düzey yönetici olduğu için aşırı zengin ve mahvolan pahalı takımın parasını sizden alırsa ayıp etmiş olur.) hem de kendi kariyer planınızı yaktınız. Belki onu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Hem kendinizi nasıl affettirebileceğinizi hem de onca yıllık iş arkadaşlarınızın size bir günde nasıl sırt çevirdiğinin altında nasıl bir psikoloji yattığını merak ediyorsunuz. O halde size ne dünya klasiklerinden? Tüm bu anlattıklarımın ışığında sevgili okur, sizi neden okuduğunuzu düşünmeye davet ediyorum -ya da neden okumadığınıza ya da neden okumaya devam ettiğinize. Okurken günlük hayatın dertlerinden mi uzaklaşıyorsunuz yoksa daha çok mu dertlerinize gömülüyorsunuz? Benzer karakterler mi arıyorsunuz yoksa bambaşka dünyaların insanlarını mı kitaplarda? Ortamda dönen sohbete katılmak için mi okuyorsunuz, ortamda konu açmak için mi? Bir iş kurmak için mi okuyorsunuz yoksa birinin işini batırmak
Zengin ne demek, o gün öğrendim. Biri seni kıskanıyorsa zenginsin.
Sayfa 258 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Sevilmek için yapabileceğim şeyler: Her şey.
Sayfa 218 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
10/10
·286 syf.·
2022 77. kitabı
Kitabı kimler okumasın? - kitap beni yormasın ya, yatarak okuyacağım ben diyorsanız - Kitap mı okuyoruz bulmaca mı çözüyoruz, hiç sevmem simgelerle dolu kitapları diyorsanız - Ben öyle çok da meraklı değilim, anlamadığım bir sürü isimle, şiirle, göndermelerle, dipnotlarla uğraşamam diyorsanız Kalanlarla yola devam edelim Adını Shakespeare’nin Atinalı Timonu’ndan almış kitap. Harita mı deseydim yoksa? Bir keşife sürüklüyor sizi bu kitap. Öncelikle elimizde 4 kanto, 999 mısradan oluşan şairi John Sade olan bir şiirimiz var. Şair ölünce kitabın editörlüğünü yapan Kinbote şiire önsöz ,açıklamalar yazar bir de dizin ekler . Ama açıklamalar daha karmaşık hale getirir her şeyi. Mısralar açıklamalar ve dizin arasında mekik dokutur size. Dünya yazarlarına, şiirlerine göndermelerle doludur kitap. Bunları merak edip bakmaya başlarsanız kitabın asla bitmeyeceğini anlayıp not defterine küçük notlar alıp sonra bakmak üzere okumanıza devam edersiniz bi yerden sonra. Ah bu arada John Sade de Kinbote ve diğer karakterler hepsi tamamen kurgu. Nabokov okuyucudan üstüne düşeni yapmasını istiyor, asalak bir okuyucu istemiyor. Emek istiyor okuyucudan, çokça da sabır biraz da hayal gücü. Sanatına ortak ediyor okuyucuyu. Sanat sizin seviyenize inemez sizin onun seviyesine tırmanmanız gerekir. Bir sanat eserini tanımak, anlamak,sevmek için zaman ayırmak gerekir. Tabii bunu böyle yorumlamayıp sıkıcı, anlamsız diye yerden yere vuranlar da olmuş kitabı ve yazarımızı bu konuya kitabın ön sözünde değinilmiş zaten o yüzden uzatmıyorum bu kısmı. Aslında Oğuz Atay’ın Tutanamayanları’nı okuduysanız biraz aşinasınızdır bu yönteme. Nabokovdan etkilenmiş çünkü. Hani şu “ Selim’in şarkılar” kısmı vardı. İleriki sayfalarda açıklamalar yapıp sizi tekrar bakmaya zorluyordu şarkılara. Hatırladınız mı? Bu
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma