"Halkın bilgilendirilmesi", "halka ulaşma/ halkla ilişkiler" ve "propaganda" kelimeleri arasındaki hat gerçekte çok incedir ve güzellik kavramı nasıl kişiden kişiye göre değişiyorsa, bu hattın kalınlık ve inceliği de kişiden kişiye farklılık gösterir.
Esas mesele kitle iletişim organlarının özgür olup olmaması değildir. Kim tarafından, nasıl, hangi amaçlar için kontrol mekanizmasının uygulandığı ve kaçınılmaz tezahürlerinin neler olduğudur.
Pasiflik, kendi kendisini besleyen, katılımcılığı engelleyen koşulların yıkılmasını temin edecek toplumsal hareketlerin oluşmasına fırsat tanımayan bir mikroptur.
Bene Gesserit rahibeleri başlangıçlara önem verirler çünkü başlangıçlar kritik anlardır. Benim incelememin başlangıcı da böyle olsun.
Dune, Frank Herbert tarafından yazılmış, Hugo ve Nebula gibi birçok ödül kazanmış oldukça başarılı bir bilim kurgu romanı, 6 kitaptan oluşan serinin ilk kitabı. Ayrıca 2021 yapımı bir filmi de mevcut. Devam filmi bu yıl 17 Kasım'da 2023'te vizyona girmesi bekleniyor.
Bilimkurgu çok sık okuduğum bir tür değil. Ancak 'Dune' güzel bir başlangıç oldu diyebilirim. Kitap zekice kurgulanmış bir hikaye içinde; siyaset, din, ekoloji ve insan doğası gibi çeşitli temaları işliyor. Frank Herbert'ın oluşturduğu dünyada gerçek dünyanın ilginç yansımalarını görüyorsunuz, öyle ki yazarın gözlem gücüne ve hayal dünyasına hayran kalmamak elde değil.
"Dune" benim için unutulmaz bir okuma deneyimi oldu. Sürükleyici hikayesi, karmaşık karakterleri ve derinlikli temalarıyla beni etkilemeyi başardı. Bu kurgunun herkesin zihin dünyasına dokunacak bir yanının olduğuna inanıyorum.
Gün içinde sürekli aklıma dolanan "korkmuyorum, korku katilidir aklın..." duası ile bitiriyorum.