Ezenler için " insani varlık" sadece kendileridir; öteki insanlar "şeyler"dir. Ezenler için sadece bir tek hak vardır: Kendilerinin barış içinde yaşama hakkı. Buna karşılık ezilenlerin hakkı ise -ki bu hakları bile her zaman saygı görmez, olsa olsa kabullenilir- hayatta kalmaktır. Ve bu zoraki kabul de sadece ezilenlerin varlığı kendi varoluşları için zorunlu olduğundan gerçekleşir.
"Halkın bilgilendirilmesi", "halka ulaşma/ halkla ilişkiler" ve "propaganda" kelimeleri arasındaki hat gerçekte çok incedir ve güzellik kavramı nasıl kişiden kişiye göre değişiyorsa, bu hattın kalınlık ve inceliği de kişiden kişiye farklılık gösterir.
Esas mesele kitle iletişim organlarının özgür olup olmaması değildir. Kim tarafından, nasıl, hangi amaçlar için kontrol mekanizmasının uygulandığı ve kaçınılmaz tezahürlerinin neler olduğudur.